|
BURSA'DA MÜZELER |
| |
İnegöl Kent Müzesi İpekçilik Müzesi İznik Müzesi Karagöz Müzesi Bursa Kent Müzesi Mudanya Mütareke Evi Müzesi Ormancılık Müzesi Osmanlı Evi Müzesi Sağlık Müzesi Yenişehir Şemaki Evi Müzesi Tekstil Müzesi
İ Yenice Mah. Belediye Meydanı. No:24 (İshakpaşa Camii Karşısı ) Tel:(224) 713 18 70 Türkiye'de, bir ilçede açılmış ilk kent müzesidir. Açılışı 10 Ocak 2009 'da yapılan müze 19. yüzyıldan kalma bir yapı olan eski belediye binasında hizmet vermektedir. İnegöl kültürünü yansıtan 24 farklı bölümü, 1 sergi salonu, 1 çok amaçlı salonu bulunmaktadır. Müze kolleksiyonu büyük ölçüde İnegöllülerin bağışlarıyla oluşturulmuştur.
KENT
MÜZESİNDE OLUŞTURULACAK BÖLÜMLER
1888 yılında İpekçilik Mektebi Olarak açıldı. 1926'da "İpek Böcekçiliği Mektebi" olarak anılan okulun adı 1930'da
"İpekböcekçiliği Enstitüsü", 6 Kasım 1971'de ise "Bursa İpekböcekçiliği
Araştırma Enstitüsü" olarak değiştirildi. Tarım Bakanlığı'na bağlı olarak
faaliyet gösteren enstitünün 1976 yılında Hürriyet Mahallesi'ndeki yeni
binasına taşınmasıyla, tarihi bina Bursa Yüksek İslam Enstitüsü, daha sonra
ise İmam Hatip Lisesi olarak kullanıldı. 2010'da İpekçilik Müzesi'ne
dönüştürüldü.
İznik Müzesi (Nilüfer Hatun İmareti) Müze Cad. İznik – Bursa Tel:(224) 757 10 4
Sultan I. Murad'ın annesi Nilüfer Hatun'un anısına 1388 yılında inşa ettirilmiştir. İmaret olarak kullanılan yapı, yoksullar için her gün yemek dağıtılan bir hayır kurumuydu. Cumhuriyet Döneminde değişik gereksinmeler için depo olarak kullanılmış, 1960 yılında müze olarak hizmete açılmıştır. Tarihsel bir yapı olan imaret 14. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden birisidir. Osmanlı mimarisinde ters T planı ilk kez bu yapıda görülür. Yapı, kubbe ve tonozların örttüğü sütun ve payelerin taşıyıcı oldukları bir revakla başlar. Üzerinde kitabe bulunan bir kapı ile ana bölüme girilir. Ana bölüm, merkezinde bir aydınlatma feneri bulunan bir kubbe ile örtülüdür. Ana bölümden üzerleri birer kubbeyle örtülü yan mekânlara geçilir. İmaret, Bizans'a özgü çok zengin ve renkli taş ve tuğla işçiliği ile dikkat çeker. İznik Ayasofya Müzesi : Ayasofya 4. yüzyılda bazilika tipinde inşa edilmiş bir kilisedir. Yapı ikonoklastik dönemde (726-842), 11 Ekim 787 tarihinde İznik'te toplanan 7. Ruhani Konsil'le anılır. İkonoklastik Dönemde dinsel konuların figüratif işlenişi yasaklanmış, sembolizm etkili olmuştur. İmparatoriçe Eirene tarafından resmi yeniden sevdirmek için düzenlenen bu dini toplantı, tarihe 2. İznik Konsili olarak geçmiştir. 11. yüzyıldaki depremden sonra mimarisinde önemli bir değişiklik yapılarak nefler payelerle sınırlandırılmıştır. Apsisin iki yanında, üzeri kubbelerle örtülü birer oda yan mekan vardı. 1331'den sonra Orhan Gazi tarafından camiye dönüştürülmüştür. Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) zamanında, Mimar Sinan tarafından bir mihrap ilave edilerek, yan neflerde büyük kemer açıklıkları oluşturulmuştur. Yapı Bizans Dönemine ait bazı fresko ve mozaik kalıntıları içerir. Freskolar, postoforium odalarının kubbe ve duvarlarında, ayrıca yan nef duvarındaki mezarın üzerindedir. Mezarın üzerindeki fresk Meryem, Hz. İsa ve Johannes tasvirlerini içerir. Döşeme mozaiği (11. yüzyıl) renkli taşların belirli geometrik şekillere göre kesilmesi ve geçmeli bir desenle birleştirilmesi suretiyle meydana getirilmiş bir yer süslemesi olup orta nefte yer alır. Osmanlı Dönemine ait bezemeler ise güneyde yer alan kemer başlangıcındaki kalem işi yazı, bitkisel motiflerle süslü şerit ve iç mihraptaki küçük bir zencerek motifli alçı kalıntısıdır. Ayasofya Kilisesi 2011'de cami olarak kullanıma açılmıştır.
Müze Seksiyonları İznik Keramik ve Çini Böümleri Yapıldıkları dönemde geniş kullanım alanı bulan ve İznik'te 15-17. yüzyıllar arasında üretilen çini buluntuları müzenin güney mekânında sergilenmektedir. 11-14. yüzyıllarda yine İznik'te üretilen İznik keramikleri kuzey mekânında teşhir edilmektedir. Halen müzede 2000'i aşkın arkeolojik eser, 300 sikke, 500 İznik çinisi ve seramiği ile 150 adet etnografik eser sergilenmektedir. Teşhirde yer alan eserlerin %98'i bilimsel kazılardan ele geçen buluntulardır. Çevrede Yapılan Bilimsel Kazılar 1- Ilıpınar Höyük Kazısı: Orhangazi İlçesi sınırları içinde yer alan Ilıpınar höyükte kazılara Hollanda Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü başkanı Dr. Jacob Roodenberg başkanlığında 1987 yılında başlanmıştır. Türk ve Hollandalı bilim adamları ile öğrencilerin katılımı ile yürütülen kazılarda M.Ö. 6. bin yıl kültür tabakasına kadar inilmiştir. Çalışmalarda tarihöncesi dönemlere ait çok önemli bulgular ortaya çıkarılmıştır. Bunlar arasında yer alan çeşitli ev kalıntıları, pişmiş toprak, kemik, taş, bronz aletler, çeşitli mutfak eşyaları, ziraat aletleri, kozmetik kapları ile kolyeler yapıldıkları dönemin yaşamı hakkında geniş bilgi vermektedir. Höyükte ortaya çıkarılan mezarlar da bize ölü gömme adetlerinin nasıl olduğunu göstermektedir. Höyük buluntuları arasında yapılan karbon 14 analizleri, ziraatin bölgede ilk başladığı yerleşim yerinin Ilıpınar höyük olduğunu kanıtlamaktadır. 2- İznik Çini Fırınları Kazısı: İznik ilçe merkezinde 1967 yılında İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji bölüm başkanı Prof. Dr. Oktay Aslanapa tarafından kazılara başlanmıştır. 1994 yılından itibaren çalışmalar yine aynı bölümde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Ara Altun başkanlığında evam ettirilmiştir. Burada 11-17. yüzyıllar arasında imal edilmiş eserler ele geçmektedir.
3- Menteşe höyük kazısı: 1995'ten beri İznik Müze Müdürlüğü denetiminde, Hollanda Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü uzmanlarının katılımı ile yapılan çalışmalarda, tarihöncesi döneme ait önemli mimari buluntular ve nesneler ele geçirilmiştir. Bunlar İznik Müzesi'nde sergilenmektedir. 1998 yılında ara verilen kazıya 1999 yılından itibaren devam edilmiştir. 4- İznik Tiyatro Kazısı: Dr. Bedri Yalman başkanlığındaki ekibin yürüttüğü çalışmalar 1980 yılından beri yürütülmektedir. M.S. 2. yüzyıla ait Roma tiyatrosu düz arazide inşa edilmiş nadir örneklerden biridir. Üçte ikisi açığa çıkarılmış olan tiyatrodaki kazılarda ele geçen küçük buluntuların bir bölümü İznik müzesi'nde sergilenmektedir. K Çekirge Caddesi, Karagöz Anıt Mezarı karşısı, Bursa Tel: (224) 232 25 90 – Belgeç: 232 33 60 Bursa'da Geleneksel Gölge Oyunumuz Karagöz Gösterilerini izleyebileceğiniz tek yer Geleneksel Oyunlar: Cazular , Salıncak, Kayık, Kanlı Kavak, Yazıcı... Türk Gölge Oyununun ortaya çıkışı konusunda yapılan araştırmalar bir çok farklı görüş geliştirmiştir. Bazıları bu oyunun Çin'den Hindistan'a geçtiğini, sonra da Moğollar tarafından Orta Asya Türkleri'ne tanıtıldığını iddia etmektedirler. Buna göre Gölge Oyunu sanatı Orta Asya'dan Türkiye'ye göç eden Türkler tarafından getirilmiştir. Başka akademik çalışmalar ise Gölge Oyunu’nun Anadolu'ya 16. yy'da Mısır'dan geldiğini söylemektedir. Bu bakış açısının taraftarları Yavuz Sultan Selim'in 1517'de Mısır'ın fethinde onuruna verilen kutlama törenlerinde bu sanatla karşılaştığını, etkilenip beğendiği bu oyunun İstanbul'daki sarayında sergilenebilmesi için ustaları yanında götürdüğünü iddia ederler. Gölge Oyunu bu şekilde Osmanlı saraylarına girmiştir. Bütün bu değişik söylencelere rağmen bizler Karagöz ve Hacivat’ın Bursa’da yaşamış gerçek karakterler olduğuna ve Sultan Orhan Camii inşaatında çalıştıklarına inanıyoruz. Son zamanlara kadar Bursa'da Atatürk Caddesi'nde eski bir evin bahçe duvarına yaslanmış bulunan Şeyh Küşteri’nin mezarı ise bunun kanıtıdır. Bugün Tayyare Kültür Merkezi'nin çaprazına düşen bir yerde bulunan Şeyh Küşteri’nin mezarı yerinde bugün yüksek bir iş hanı yükselmektedir. Mezar taşı ise Muradiye türbelerinin bahçesindedir. Oyunlarda “Şeyh Küşteri Meydanı” diye başlanan birçok diyalog Şeyh Küşteri’nin bu işin pirî ve yaratıcısı olduğunu vurgulamaktadır. Karagöz’ün mezarı ise bugün Çekirge Caddesi'nde, Karagöz ve Hacivat’ın anıt mezarının bulunduğu bölgede idi. Zira burası, yani bugünkü Çırağan Kafe Karagöz Evi ve Çekirge Caddesi'nin geçtiği bölgede büyük bir mezarlık mevcuttu. 1942’de Bursa’ya gelen araştırmacı yazar Abdülbaki Gölpınarlı Karagöz’ün mezar taşını tespit etmiş ve Bursa ile ilgili yazdığı notlarına kaydederek bir örneğini de Bursa Müzesi'ne bırakmıştır. Karagöz’ün mezar taşı bugün Yeşil’de bulunan Türk İslam Eserleri Müzesi'nde bulunmaktadır. Karagöz günümüzde Bursa’da Karagözevi'nde bir avuç gönüllü insan tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. Perde kurdum, ışık yaktım, açıldı Bursa’da bahtım Gezerken cami yapısında, rastladım bir arkadaşa Adı Karagöz hem derbeder, konuşunca etraf dinler Uzayıp gidince bu hal, sordu padişah nedir bu ahval? Neden yürümez iş acep? Dendi, iki kişi sebep Duyunca padişah köpürdü, ikimizin de başı götürüldü Sağlığımızda bizi bilen biri, Şeyh alim Küşteri, Deriden yaptı suret, işte dedi, Karagöz-Hacıvat seyret O gün bugün mekanımız perde, bu Türk oyunu kökleşti her yerde Hayali Taceddin Diker Bu müze pazartesi günleri kapalıdır.
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 14 Şubat
2004’de açılan Bursa Kent Müzesi, Bursa’nın en merkezi yerinde Atatürk
Heykeli’nin hemen arkasındadır. Kentin kültürel, tarihsel, sosyal ve
ekonomik zenginliğini tanıtarak yarının kentlilerine yol göstermek
amacındadır. Müzede Bursa’nın 7000 yıl önceye uzanan tarihinden başlayarak
günümüze kadar geçirdiği evreler kronolojik olarak sunulmuştur. Müzenin en
çekici yanı Bursa’nın yaşam kültürünü yansıtan bölümleridir. Müzede eski bir
Bursa el sanatları çarşısını gezebilirsiniz. Arabacı,
keçeci, semerci, bıçakçı, kalaycı, ipekçi, havlucu, şekerci, nalbant,
marangoz, çinici, yemenici. Hepsini işlerinin
başında, mesleğini icra ederken iş başında göreceksiniz. Tel: (224) 220 26 26 www.bursakentmuzesi.com
M
Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin siyasi alanda kazandığı ilk başarısının göstergesi olan Mudanya Mütarekesi bu evde imzalanmıştır. Mudanya ilçe merkezinde bulunan ev 19. yüzyıl sonlarına tarihlenmektedir. Rus asıllı Aleksandr Ganyanof'a ait olan ev, daha sonra Mudanyalı iş adamı Hayri İpar tarafından satın alınarak onarılmış ve 1937 yılında Mudanya Belediyesi'ne bağlı bir müzeye dönüştürülmüştür. 1959 yılında ise Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne devredilmiştir. Bodrum ve çatı katının dışında iki katlı olan ahşap evin birinci katında mütarekenin imzalandığı salon ve İsmet Paşa'nın çalışma odası, üst katta İsmet Paşa ve yaverlerinin yatak odaları yer almaktadır. Mütareke döneminin eşyalarının korunduğu bu evde ayrıca o döneme ait fotoğraflar ve belgeler sergilenmektedir. Tel: (224) 544 10 68
Çekirge Cad. Tel: (224) 234 77 16
Çekirge Caddesi
üzerindeki Saatçi Köşkü uzun yıllar köşk görevini sürdürdükten sonra
1939-1946 yılları arasında Bursa Orta Orman Okulu olarak hizmet vermiştir.
Bu tarihten sonra Bursa Orman Bölge Müdürlüğü binası olarak kullanılmış,
1983 yılında bölge müdürlüğünün yeni binasına taşınmasından sonra müzeye
dönüştürülerek Ormancılık Müzesi olarak Bursa'nın kültür hayatına önemli bir
katkı sağlamıştır. Müze 29.3.1989 yılında düzenlenen bir törenle hizmete
açılmıştır.
Ormancılık Müzesi, konusunda Türkiye'nin ilk ve tek müzesidir. Bir ihtisas
müzesi olarak Türkiye’deki ormancılığın tarihsel gelişimini tanıtmayı, orman
ve ormancılık hakkında halkı bilgilendirmeyi amaçlamaktadır. Zengin içeriği
ile dikkat çeken müze önemli eserleri bünyesinde barındırmaktadır. Müzede
eserler sınıflandırılmış ve çeşiti bölümler oluşturulmuştur. Bunlar ; 1- Orman
Hayatından Kesitler 2 - Orman Bitkileri ve Kesim Aletleri 3- Orman
Mühendisliğinde Kullanılan Aletler 4- Fosiller 5- Harita ve Uzay
Fotoğrafları 6- Orman içi Haberleşme Araçları 7- Tarihi Belgeler 8- Albüm
ve Kitaplar. Bu bölümlerden başka müzede ormanı konu
edinen kitapların bulunduğu bir kitaplık, sergi salonu ve depolar
bulunmaktadır.
Müzede orman mühendisliğinde kullanılan arazi ve büro aletleri, makinalar ve aparatlar geçmişten günümüze ilginç bir soluk taşımaktadırlar. Başka hiçbir müzede göremeyeceğiniz 1900’lü yıllara ait, şimdi hepsi birer antika olan aletler görülmeye değerdir. Müzede küçük ziyaretçiler de düşünülmüş, onların ilgilerini çekecek eserler sergilenmiştir. Özellikle mumyalanmış hayvan örnekleri, böcekler, ağaç kesitleri, fotoğraf ve karikatürler görülmeye değerdir. (Kaynak Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Web Sayfası)
Muradiye semtinde II. Murad Külliyesinin karşısında bulunan evin yerinde, evvelce Sultan II. Murad'ın bir köşkü olduğu sanılmaktadır. Bugünkü ev plan ve süslemeleri bakımından 17. yüzyıl özelliklerini taşımakta olup, Bursa'da halen ayakta kalan en eski ve en güzel evlerden biridir. Bahçe içinde bulunan iki katlı binanın iki kat planı da aynıdır. Bahçeye açılan eyvanlı bir sofa ile eyvana açılan sağda ve solda birer odadan oluşan planda alt kat odaları alçak tavanlı kışlık odalardır. Üst katta baş oda diye adlandırılan odada kalem işi bitki ve çiçek motifleriyle süslü şahane ahşap dolap, geometrik süslü ahşap tavan ve altıgen tavan göbeği, zarif görünüşleri ile 17. yüzyıl süslemelerinin özelliklerini göstermektedir. 25 Mayıs 1973 tarihinde onarılıp düzenlenen ev, bu tarihte ziyarete açılmıştır.
Tel: (224) 222 08 68
Döne Ocak Kanser Erken Tanı ve Araştırma Merkezi Muradiye Bursa
Ş Tel:(224) 773 00 83 Bursa'ya 55 km. uzaklıktaki Yenişehir
ilçe merkezinde
bulunmaktadır. İran'ın Şemah kasabasından Anadolu'ya gelerek Yenişehir'e
yerleşen Şemaki ailesi tarafından, tahminen 18. yüzyılda yapılmıştır. İki
katlı evin zemin katında taşlık, sağında mutfak ve kiler, solunda iki kışlık
oda bulunmaktadır. Mutfak duvarına bitişik ahşap merdivenlerle üst kata
çıkılır. Bahçeye bakan ön cephe revak şeklinde kemerli bölümlerle dışa
açılmaktadır. Solda eyvanlı sofaya açılan bir baş oda, sağda biri büyük,
diğeri küçük iki oda bulunmaktadır. Evi süsleyen nebati motifli ve manzara
dekorlu kalem işleri 19. yüzyıla aittir. Bahçede bulunduğu söylenen hamam
kısmı bugün yoktur.
Müze Atatürk'ün 1938'de açılışını yaptığı Mernios Yünlü Sanayi İşletmesi'nden kalan makineler ile kurulmuş, 15 Ekim 2011'de ziyarete açılmıştır. Yaklaşık 7 bin metrekarelik alanı kapsayan müzede Merinos koyununun yününün temizlenmesinden, iplik üretimine ve konfeksiyon bölümüne kadar her türlü üretim süreci izlenebiliyor. Merinos’un orijinal maketinin de yer aldığı Tekstil Sanayi Müzesi’nde Atatürk odası, 4 galeri, 1 müdür odası ve 1 sergi salonu bulunuyor
(YEŞİL MEDRESE) Tel: (224) 327 76 79 İlk Osmanlı medreselerinden olan Yeşil Medrese,
Sultaniye Medresesi diye de adlandırılır. 1414-1424 yılları arasında Yeşil
Külliyesi içinde I. Mehmed'in (Çelebi) emri ile mimar Hacı İvaz tarafından
yaptırılmıştır. Plan itibariyle Anadolu Selçuklularının açık avlulu (eyvanlı)
medreselerinin bir devamıdır. Yapı malzemesi olarak moloz ve kesme taş ile
tuğla kullanılmıştır. Yıldız tonoz ile örtülü giriş eyvanından sivri kemerli
bir kapı ve revaklı avluya girilir. Avluyu üç taraftan çeviren revaklar
sivri kemerli olup, sondaki karşılıklı birer tanesi beşik tonoz, iki yan
eyvanın önündekiler çapraz tonoz, diğerleri ise kubbeli tonoz ile örtülüdür.
Revaklardaki sütun ve sütun başlıklarının bir kısmı Bizans Devrine aittir.
Revakların arkasında 13 medrese odası, iki yan eyvan, tuvalet ve merdiven
boşlukları vardır.
|