BAŞLARKEN
Bursa’da çok sesli müziğin varlığı 15 ve 16. yy’a kadar uzanan bir geçmişe
sahiptir.
Tarihin birçok döneminde görüldüğü gibi Bursa halkının çok sesli müziğe
gösterdiği ilgi ve destek, bazı çevrelerin yayılmayı engelleme çabalarına
rağmen; hızını kesmemiş, sanatseverlerin inat, şevk ile bu engelleri aşmak
için yürüttükleri çalışmalar sayesinde Bursa’da sanatsal faaliyetlerin
gelişimi daha da hızlanmış, bugün Bursa’nın kültürel mozağine katılmış olan
BURSA BÖLGE DEVLET SENFONİ ORKESTRASI’nın kurulmasına kadar varan süreye
ulaşılmıştır.
Elimizde bu konu ile ilgili çok az bilgi olması nedeniyle kısa bir tarih
gezisi ile Bursa’da gelişmekte olan bu kültürün var oluşunu ve bugünlere
gelişini kısaca irdeleyerek; sanatseverlere, çok sesli müziğe gönül
verenlere ve gelecek kuşaklara bir damla da olsa kaynak oluşturması ve
bugünlere ulaşmamızda Sivil Toplum Örgütlerinin toplum üzerinde yarattığı
sinerji ile sanatın ve sanatçının önünü açmak için verdiği özverili çabanın
tanıtılması amaçlanmıştır.
Bu kitapçığın hazırlanışında, ilk Devlet Konservatuarı öğretmenlerinden
Sayın Mahmut R. Gazimihal’in 1943 yılında yazdığı ve Halkevi
Neşriyat’larından olan kitabı, BURSA’da MUSİKİ ile Sayın Banu Demirağ’ın
BURSA DEFTERİ’nin Haziran 1999’da yayımlanan BURSA’DA ÇOK SESLİ MÜZİĞİN
GELİŞİMİ adlı makalesi, Sönmez yayınlarından olan BURSA ANSİKLOPEDİSİ’nin
1987 yılında yayımlanan 2 sayılı nüshası ve U.Ü. Devlet Konservatuar
Müdürü Yrd. Doç. Dr. İsmail Göğüş’ün Orkestra’nın kuruluşu ile ilgili
bilgileri kaynak olarak alınmış ve derlenerek siz müzik severlere
sunulmuştur.
2000 yılında ilk basımının yapıldığı ve
Bursa Filarmoni
Derneği
ve
T.C. Kültür Bakanlığı Bursa Bölge
Devlet Senfoni Orkestrası’na
armağan etmiş olduğum bu kitapçık, bana her konuda destek olan bir grup
arkadaşımla birlikte Bursa’da Klasik Müziğin gelişmesi için yaptığımız
katkıların bugüne kadarki süreci ve yeni oluşumları da kapsayacak şekilde
yeniden hazırlanmıştır..
Beni her konuda destekleyen, her an arkamda hissettiğim arkadaşlarım Sinan
Bubik ve Eren Çep’e sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Derleyen:
YELDA NİHAN
ÖZMUTLU
GENÇLİK
ORKESTRALARI DERNEĞİ BAŞKANI - 2007
BURSA’DA KLASİK
MÜZİĞİN GEÇMİŞİ
Bursa Türkler’in ülkesi olmadan önce, birkaç kilisenin ayin ilahilerinden
başka hiçbir eserin notaya alınmadığı, elimizde kalan bazı notalarda ise
Türklerin etkisinin görüldüğü söylenmektedir.
Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde Osmanlı Hanedanı’nın ilk davul
seslerinin Orhan döneminde “İstiklal Nöbetleri” adı altında hisarlardan
ovaya yankılandığı yazılmıştır. XVI kadar “Mehter Nöbetleri”nin ayakta
dinlendiği, müziğin o çağlardan başlayarak büyük saygı törenlerinin bir
amacı olduğu anlaşılmaktadır.
İlk Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında yer yer tekkelerin açılması ile
zamanın kaliteli, nezih eğitim ocakları olarak tasavvuf sanatı yayılmaya
başlamıştır. Türklerin sanat müziğini bilmediğini belirten bazı kaynaklar,
Sultan Yavuz’un veya Murat IV’ün Doğu Seferleri sırasında Bağdat’tan
getirdikleri esir Acem veya Azeri müzikçiler tarafından İstanbul’da
yayıldığını söylemişlerdir. Ancak karşı görüşlü Türk yazarlar uzun uğraşlar
ve araştırmalar sonucunda müzik ilmini İslam Ülkelerine yayan ilk ustanın
Itri olduğunu bildirmişlerdir.
Batı’da Klasik Müziğin Kilise ayinleri olarak ortaya çıkması ve bazı ünlü
bestecilerin Kiliselerde yetişmiş olmaları da düşünülürse eski Türk Kültür
merkezlerinden Konya’da Mevlevi Tekkesi ile ilk Türk Musiki Meclisleri’nin
kurulması da Türk toplumlarında musikinin yayılmasında büyük etken olmuştur.
Mevlid de XVII nci yy’da Sekban isimli bir Bursa’lı tarafından bestelenmiş
ve ustadan çırağa icra edilmesi ile bugüne kadar gelmiştir. Mevlid
toplantıları ile Bursa da tekke kadar nezih musiki toplulukları
kazanmıştır.
1924 yılında Tekkelerin kapatılmasından az önce her türlü musiki
yeniliklerine açık olan Mevlevi bestecileri Bursa’ya gelerek SEMAHANELER’de
eserlerini icra etmişlerdir. Bursa halkı, nezih sanatsal müzik dinleme
alışkanlıklarını SEMAHANELER’de edinmişlerdir.
Bursa, İstanbul’daki gelişmelerden her zaman etkilenen ilimizdir. Tanzimat
döneminde Yeniçeri ve Yeniçeri müziği olan MEHTERHANE’nin kuruluşundan
birkaç ay sonra Italyan musiki subayı, Napolyon Bonapart’ın Bando Şefi olan
Giuseppe
Donizetti saraya Osmanlı Saltanatı Musikaları Umum Müdürlüğü’ne getirildi.
Çeşitli ordu bandoları kurdu ve yayılmasına yardımcı oldu. Yetiştirdiği ilk
ordu bandolarından birinin Bursa’ya geldiği bilinmektedir.
Bursa’da, müzikde ilk yenilik bir BANDO kurulması ile başlamıştır. Kemanlı
bir Orkestra yetiştirmenin ve Türkiye’de böyle bir devrim yapmanın tek
yolunun hiç kuşkusuz bir BANDO’nun oluşması ile mümkündü. Bu dönemde Mehter
müziği ile benzerlikler taşıyan BANDO’nun halka sevdirilmesinin güç
olmayacağı ve çalınan parçaların Mehter müziği ile Bando müziği arasındaki
farkı azaltabileceği savı ağırlık kazandı.
Aynı dönemlerde Avrupa’da XVII nci yy’da Fransızca sözlü ulusal Fransız
operası kuruldu. Doğu Avrupa’da da çeşitli müzik hareketleri başladı.
.
Bizde de mehteranhanenin açtığı yoldan ilerlemek, ve böylece yeniliğe
kavuşmak daha kolay oldu. İstanbul gibi Bursa da BANDO yoluyla yeniliğe
geçti ve bu Cumhuriyet dönemine kadar devam etti.
1860 yılında Mithat Paşa Tuna illerinde açtığı ISLAHANE adlı Sanat
Okullarından etkilenerek, 1868 yılında İstanbul’da da bir örneğini kurdu.
Bursa ISLAHANE’si de 1869 yılında kuruldu. Aslen Sanat ve kültür ağırlıklı
eğitim amacıyla açılan bu okullarda hiçbir sanat, kültür ve müzik eğitimi
verilmiyordu. Daha sonraki yıllarda SANAYİ MEKTEBİ adı altında ders
programları genişletilmiş bir okul açıldı ve ilk kez 1897-98 yıllarında
BURSA SANAYİ MEKTEBİ BANDO’su kuruldu. Birçok bina değiştirdikten sonra
Hisar Mahallesi’ndeki binasında ilk bando eğitimine başladı.
1901-1904 yıllarında Bursa Valiliği yapan Reşit Paşa döneminde bandonun
ıslah edilmesi gündeme gelmiş, Bursa’da ilk saksafon çalan Tophaneli Ali
Rıza Efendi ve sonra Romanyalı Aleko ile keman çalan Pascal Pasaro da
eğitmen olarak okul bünyesine alınmışlardır. Bandonun güç kazanması
sağlanmıştır. Birçok değerli sanatçı bu okuldan mezun olmuştur. Bunlardan
klarnet çalan Teofani Efendi Saray Muzikasına gönderilerek Şeflik dersleri
almıştır. Bando 1928 yılında Milli Eğitim Bakanlığı emriyle kapatılmış,
böylece bandonun 30 yıllık serüveni son bulmuştur.
1921’de Bursa Askeri Lisesi Bandosu kurulmuştur. Bu bandonun deneyimli 40
elemanı vardı. Büyük opera fantazileri çalabiliyorlardı. Burada yetişen
kornocu Cemal Cimcoz kısa zamanda Cumhurbaşkanlığı Armoni Mızıkası’nda
kornocu olma hakkını kazanmıştır.
Daha sonra sırası ile de Bursa Kız Muallim Mektebi (Kız Lisesi) talebe
orkestrası, Bursa Sebat İdman Yurdu Bandosu kurulmuş ve bu bando elemanları
daha sonra şehir Bandosu elemanları olarak görev yapmışlardır.
1928 yılında Bursa Sanat Mektebi Bandosu kapatılınca, ulusal bayramlarda ve
törenlerde sürekli yer aldığından eksikliği hemen fark edildi ve bu açığı
kapatmak üzere Halk Partisi bir şehir bandosu kurmak gerektiğini belirtti.
Bu işi Türk Ocağı üzerine alarak, Hüsnü Ortaç Bey ve Keman ustası Necati
Bey’den Bursa’da küçük bir musiki yurdu açma girişiminde bulunmaları
istenmiştir. 1928’den 1932’de Halkevlerinin kuruluşuna kadar Ocak adı
verilen bir kurum oluşturularak, Bursa gençliğine hizmet etmiştir. Bursa
Türkocağı Gençler Orkestrası bu dönemde kurulmuş ve 1929’da
küçük bir koro eşliğinde halka ilk konserlerini vermiştir.
Bu ilk orkestra kurma çalışmalarında, klasik orkestra kadrosuna ulaşılamadı
ise de küçük salon grupları oluşturulmuştur.
Sanayi Mektebi eski mezunlarından edinilen bilgilere göre; öğrenciler kendi
istekleri ile müzige kabiliyetli kişilerden bandoya seçilirlerdi, günlük
çalgı dersleri 1-1,5 saat sürerdi. Çeşitli metodlar öğretilirdi.
Repertuarlar bandonun gücüne göre seçilirdi. İtalyan opera fantazileri ve
Mozart’ın Sihirli Fülüt Operası üvertürünü çalabilirlerdi. Sanat Mektebi
bandosu okul müsamerelerinde ve açık havada özellikle Ordu Evi bahçesinin
burç kenarında konserler verirdi. Halkın geniş ilgisini çekerdi.
Sanayi Bandosu dağılınca çalgılarla, notaların 350 Lira karşılığında
Türkocağı’na devredilmesi kararlaştırıldı, ancak İl Ecümeni’nin kararıyla
çalgılar, kurulmak üzere olan tümen bandosuna verildi. Askeri Lise Bandosu
çok sonraları kuruldu.
Bursa Sanayi Mektebi Bandosu’nda yetişen sanatçılar şunlardır :
Şerif Aren – Riyaseti Cumhur Bandosu’nda Bariton (Cumhurbaşkanlığı
Bandosu)
Necip
Göken- Riyaseti Cumhur Bandosu’nda Bariton
Mustafa Ural – Riyaseti Cumhur Bandosu’nda büğlü
Şevket Yani – Riyaseti Cumhur Bandosu’nda alto
Halil
Teker - Bursa Şehir Bandosu Şefi
2. Dünya Savaşından önce Bursa’da yaşayan azınlıkların açtığı müzik evlerinde
çok sesli müzik, teknikli icrayı içeren enstruman derslerinin verildiği
görülmektedir. Viyana konservatuarını bitirmiş piyanist Bayan Ralli ve keman
ustası M. Rahmi Bey bu evlerde ve okullarda özel dersler vermişler bir çok
öğrenci yetiştirmişlerdir.
Bursa’nın ilk orkestrası, M. Rahmi Bey tarafından bugünkü Erkek Lisesi
bünyesinde , müzik sever öğrencilerden oluşturularak 1925 yılında
kurulmuştur.İlk kez yaylı sazlar bu toplulukta yer almıştır. Bursa’da ilk
keman çalan grubu yetiştiren Necati Bey’dir. Kendisi Heybeliada Deniz
Okulu’nun musiki bölümüne girdi ve değerli hocaların yanında dört yıl keman
çaldı. Bunun yanında solfej, müzik imlası ve nazariyat dersleri aldı.
Bursa’ya gelerek sanatını ve bilgisini Bursa’da icra etmeye başladı. Birçok
orkestra denemesinden sonra, Halkevi ve Halk Partisinin desteği ile 15
kişilik bir orkestra çalıştırmaya başladı. İlk konseri başarı ile halkın
büyük sevgi gösterileri arasında izlendi.
1932’de Halkevinin kurulması, çok sesli müzik geleneğinin yerleşmesi adına
önemli işlevler üstenmiş, müzik kültürünün bilimsel olarak hayata
geçirilmesinde etkin rol oynamıştır. Halkevinin çalışmaları, piyanist Bayan
Nüshet, Zeki Kortav’ın ve Müzikevi ile Şehir bandosu’nun katılımı ile
güçlenmiştir.
1932-1942 yıllarında Halkevi bünyesinde kurulan “Ar Komitesi” (Güzel
Sanatlar Kurulu) etkinlikleri ile bu döneme imzasını atmıştır. Halkevi
Orkestrasının farklı okulların müzik öğretmenleri önderlilğinde verdikleri
konserler; özellikle Hüsnü Ortaç şeflilğinde doktor, bankacı, mühendis,
memur gibi sekçin kadın ve erkek müzikseverlerden oluşan 12 kişilik bir
orkestra, ilkokul öğretmenlerinden kurulu bir koro, Bursa’lılara birbirinden
güzel seçkin eserler sunmuşlardır.
Halkevi Ar Komitesi’nin 10 yıllık müzik çalışmaları aşağıda belirtilen
amaçlar doğrultusunda yürütülmüştür. Ar Komitesi (Güzel Sanatlar Kurulu)’nin
amaçları ilerde söz edeceğimiz, bugünkü Bursa Filarmoni Derneği’nin kuruluş
amaç ve tüzüğü ile benzerlikler taşıması dikkat çekicidir.
1.Halkın
müzik terbiyesine hizmet edecek umuma mahsus konserler tertip etmek,
2.Orkestra
aletlerinden birini çalabilenleri bir araya toplamak suretiyle hem bir
orkestra kurmak, hem de bu gibi heveskarların şahsi müzik terbiyesini
inkişaf ettirmek
3.Halk
ve gençlik arasında müzik öğretimini kolaylaştırmak ve genç istidatlarımızı
meydana çıkarmak maksadiyle keman, piyano, şan, koro kurları açmak
4.Çok
sesli müzik alışkanlığını temin etmek üzere kadın ve erkek seslerinden
meydana gelmiş korolar teşkil etmek
5.Garbın
tanınmış büyük musiki üstadlarının eserlerini plakla izahlı bir şekilde
dinletmek yolu ile müzik kültürü yaymak
6.(Bursa’nın
İstanbul’a yakınlığı, Kaplıca, Uludağ ve şehrin tabii güzellikleri gibi
cazibelerinden istifade edecek) Ankara devlet konservatuarı, İstanbul
konservatuarı profesör ve talebesinin Bursa’da konserler vermelerini temin
suretiyle halka yükse sanatkarlarımızı dinletmek imkanını elde etmek
7.
Bursa’nın zengin bir tarihi kıymeti olduğu
kadar folklor bakımından kıymetli tetkik mevzuları saklı bulunduğu nazarı
itibare alınarak bu sahada çalışmak suretiyle Bursa’ya ait kıyafet, türkü ve
oyunları derlemek.
Yukarda verilen bu amaçlar doğrultusunda;
Ø
1932 yılında Bursa’nın ilk çağdaş orkestrası Keman Öğretmeni
Necati Bey Şefliğinde kuruldu ve Necati Bey’in vefatından sonra 1933 yılında
Hüsnü Ortaç şefliğinde devam etti. Ayrıca Kız Lisesi öğretmenlerinin kurduğu
şan ve koro kursları açılarak, keman ve koro konserleri verildi.
Ø
1935 yılında İstanbul Konservatuarı Prof.’larından Cemal
Reşit, Mesut Cemil, Muhittin Sadık, Ali Sezai, İzzet Nezih ve Orhan Bey’den
oluşan bir heyet Bursa Halkevinin davetlisi olarak halka üç konser
vermiştir.
Ø Birçok
piyanist yetiştiren Piyano Öğretmeni Nüzhet hanım da orkestranın çalışma ve
konserlerine katıldığı gibi, solo konser ve resitaller vermiştir.
3 Ekim 1937 yılında Bursa Valisi Şefik Soyer’in önderliğinde Bursa
Belediyesi Müzikevi açıldı. Bu Müzikevi aynı zamanda Bursa Konservatuarının
ilk çekirdeğini oluşturmuştur. 5 eğitmen ve 50 öğrencisi ile eğitim
vermiştir. Müzikevinin eğitim grubunda İstanbul Konservatuarından değerli
piyanist, keman, klarnet ve şan hocaları görev almışlardır. Müzikevi ve Ar
Komitesi işbirliği ile bir orkestra kurulmuş, oda müziği, orkestra ve
orkestra eşliğinde şan ve koro konserleri vermişlerdir.
Aynı yıl İstanbul Konservatuarı Öğretim Elemanları’nın katıldığı bir grubun
verdiği konserde, Ankara Devlet Konservatuarı tarafından ülkemize davet
edilen Prof. Hindemit de hazır bulunmuştur.
1942 yılında Müzikevi kapandı, ancak 1943’de tekrar açıldı, orkestrası da
1950 yılına kadar zaman zaman Tayyare Sineması’nda konserler vermiştir. 1939
yılında Necatibey Kız Enstitüsü öğrencileri Grimm’in İncigül Operetini
seslendirmeleri diğer önemli etkinlikler arasındadır. Yine aynı okul
öğrencilerinden Soprano Müfide Özgüç Puccini’nin ünlü Madame Butterfly’ın
“Veda” aryasını seslendirmiş ve Ankara Konservatuarına kabul edilerek ünlü
sopranolarımız arasına katılmıştır.
Bursa’nın yetiştirdiği ender kişilerden biri de Halil Bedii Yönetken’dir.
1899’da Bursa’da doğan sanatçı çalışmalarıyla Türkiye’de müzik eğitiminin
bilimsel temellere oturtulmasına katkıda bulundu. Ankara Devlet
Korservatuarı’nın derleme gezilerine katılarak, başta Muzaffer Sarısözen
olmak üzere Ahmed Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Necil Kazım Akses ve H.
Ferit Alnar ile birlikte Anadolu’nun birçok yöresini dolaşarak 10.000 kadar
halk ezgisinin notalanıp arşivlenmesine yardımcı oldu. Ayrıca Ankara Devlet
konservatuarının Tatbikat Sahnesi için Satılmış Nişanlı, Orfeo, Hansel ve
Gratel gibi operaların librettolarını Türkçeye çevirdi. Batılı çocuk okul
şarkılarından yaptığı uyarlamalarla Türkçe okul şarkıları repertuarını
zenginleştirdi ve kendisi de okul şarkıları besteledi. Bursa okullarında
eğitmen olarak “Yenilik Yolunda” ilk adımı atmıştır. Vefa Lisesi Müzik
Öğretmeni iken yazdığı bir kitapla, müzik öğretimiyle ilgilenen öğretmenlere
metod bilgisinin gereğine dikkat çekmiş, Milli Eğitim tarafından Prag’a
gönderilmiş, orada metod eğitimi almış ve birçok Avrupa ülkelerinin
okullarında yaptığı bilgilendirme gezilerinde, incelemeler yapmış ve musiki
eğitim usulleri hakkında bilgi edinmiştir. Aile bağları nedeniyle bu bilgi
ve incelemelerini Bursa halkına aktarmıştır. 1968 yılında ölümüne kadar
çeşitli eserler vermiştir.
Ulu Önder Atatürk’ün “En güç Devrim müzik devrimidir.
Çok zordur ama yapılacaktır” sözleri ışığında Bursa’da çoksesli
müziğin gelişmesinde Cumhuriyet döneminde büyük atılımlar yapılmıştır.
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası birçok kereler Bursa’da konserler
vermiştir. Bursa Filarmoni Derneği ve Türkiye Filarmoni Derneği’nin birlikte
düzenlediği “Bursa Yaylı Sazlar Orkestrası ve Yücelen Kuarteti’nin Ahmet
Vefik Paşa Tiyatrosu’nda 1966’da bir konser vermiştir.
Türkiye’de çoksesli müzik eğitimi veren Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir,
Çukurova, Edirne, Mersin, Antalya ve Bursa olmak üzere birçok ilimizde
Konservatuar bulunmaktadır. Yine Türkiye’de Eğitim Fakülteleri bünyesinde,
Güzel Sanatlar Bölümlari içersinde Müzik Eğitim Ana Bilim Dalları
bulunmaktadır. Bilindiği gibi, konservatuvarlar sanatçı; eğitim fakülteleri
ise ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında müzik eğitimi verecek öğretmenler
yetiştirmektedir. Bursa’da Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı
Bölümü 1981 yılında 20 öğrenci ile öğretime başlamıştır.Çok kısıtlı eğitim
araçları ve eğitmenle bugüne kadar gelmiş ve şu anda 309 öğrenci
kapasitesi, yerli ve yabancı 30 öğretim elemanı, 25 konsol piyano, 3 elektro
piyano, 15 demirbaş keman, viyola ve viyolonselle eğitim vermeye devam
etmektedir. 1989 yılında Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nin açılması da Bursa
için ayrıca önem taşımaktadır. Ortaöğretim çağındaki gençlerin sanat
eğitimine yönlendirilmesi bakımından son dönemin en önemli olaylarından
biridir.
1998 Yılında Bursa’da Uludağ Üniversitesi bünyesinde Uludağ Üniversitesi
Devlet Konservatuarı açılmıştır. 8 Piyano, 13 keman, 7 viyola, 6 viyolonsel,
2 kontrabaslı olan okulda şu an ile 47 tam zamanlı, 23 yarı zamanlı öğrenci
bulunmaktadır. Bursa Bölge Senfoni Orkestrası sanatçıları okulun derslerini
üstlenmede etkin rol oynamışlardır. 10 meslek dersi 3 genel kültür dersi
veren Öğretim Görevlisi bulunmaktadır. 2000-2001 öğretim yılında ilköğretim
düzeyindeki ilk öğrencilerini mezun edecektir.
Bugüne gelene değin kat edilen süre ve çabalar hiç kuşkusuz yadsınmayacak
kadar değerli ve Atatürk’ün hedeflediği çağdaş kurumların Bursa’ya
kazandırılmasında, özellikle Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası’nın
kurulmasında etkili olmuştur.
Bu aşamaları geçip bugüne gelinmesinde ve çağdaş orkestra kurulmasına
öncülük edişinde önemli çalışmaları olan yukarda söz edilen Halkevi Ar
Komitesi gibi, bugün Bursa’ya, başta Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası
olmak üzere bir çok kuruluşunda kazandırılması misyonunu Bursa Filarmoni
Derneği üstlenmiştir.
BURSA
FİLARMONİ DERNEĞİ
1961 Yılına gelinceye değin, Bursa’nın özellikle batı müziği tarzında yoğun
bir müzik yaşamı olduğu anlaşılmaktadır. 1955’den sonra Bursa’da Filarmoni
çalışmaları başlamış ancak bu tür bir derneğin kuruluşu Nisan 1965’de
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın konser vermek amacı ile Bursa’da
bulunuşu sırasında gerçekleşmiştir. Ankara’daki merkez Dernek’e bağlı olarak
kurulan Bursa Filarmoni Derneği ilk toplantısını 10 Mayıs 1965’de yaparak
çalışmalarına başlamıştır. İlk kurucuları : Reşat Özek, Sefa Tangör, Saime
Bayer ve Bayan Firuzan’dır. Derneğin etkinliğini sürdürdüğü kısa dönemde,
sonradan ülke çapında tanınacak olan sanatçılar yetişmiştir.
Derneğin kuruluş amacı :
“Bursa’da müziğin sevilmesi ve yayılması, batı müziği kurallarına uygun bir
şekilde Türk Müziğinin işlenmesine ve dünya müzik alemine tanıtılmasına
yardımcı olmak” olarak özetlenebilir.
Dernek kurucuları, bu etkinliğin başarı kazanmasının ancak Atatürk’ün
belirttiği gibi Türk Halk Müziği’ni armonize etmek suretiyle
gerçekleştirebileceğine inandıklarını belirtmekteydiler.
Bursa Filarmoni Derneği zaman zaman konserler düzenlemiş, özellikle genç
elemanlarından oluşan bir orkestra kurmaya çaba göstermişlerdir. Dernek
kurucularının kendi kolleksiyonlarından oluşan oldukça zengin bir müzik
arşivi vardı ve müzikseverlere sunulurdu.
Dernek bir süre sonra Genel Kurul için yeterli üyesi olmadığından, o zamanki
Dernekler Yasası’na göre kapanmak zorunda kalmıştır.
1995 yılı Mart ayında Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyeleri
ve İstanbul Filarmoni Derneği’nin girişimi ile Bursa Filarmoni Derneği’nin
yeniden kurulması için harekete geçilmiştir. Önceleri İstanbul Filarmoni
Derneği’nin Şubesi olarak kurulması amaçlanan Dernek, Bursa Dernekler
Masasının önerisi ile özerk olarak; U.Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayhan
Kızıl, dönemin Valisi Rıdvan Şen ve Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem
Saker’in destekleri ile bir tüzük hazırlanarak yeniden kurulmuştur.
Kuruluş amacı : “Bursa’da dolayısıyla ülkemizde Uluslararası Sanat müziği
kültürünün gelişmesine ve geniş halk kitlelerine yayılmasına katkıda
bulunmak için çalışmalar yapmaktır"
Dernek kurucuları : Prof. Dr. M. Ayhan Kızıl, Prof. Dr. Ali Özçelebi, Doç.
Dr. Abdullah Uz, Yrd. Doç. Dr. Ramazan Akkuş, Öğr. Gör. İsmail Muhtar Göğüş,
Öğr. Gör. Gülay Göğüş, Dr. Ulcay Tahsin Akın’dır.
Bursa Filarmoni Derneği, çok sesli müziğin geniş kitlelere yayılmasını
sağlamak amacıyla, özellikle çocukların eğitimine ağırlık vermekte, çağdaş
yaşam anlayışını halk geneline yaymak yönünde faaliyet göstermektedir.
Bugün Ekrem Barışık başkanlığında yolculuğunu sürdürmekte olan Dernek,
küçük yaşlardan başlayarak müziğe gönül vermiş gençlerimiz için dersler
düzenleyerek, çok sesli müziği küçük yaşta sevdirmeyi ve yaşam biçimi haline
getirmeyi amaçlamaktadır.
Dernekte, çocuklara yönelik piyano, keman, gitar, solfej, şan , foniatri ve
diksiyon eğitimleri verilmektedir. 1999-2000 sezonunda 65 öğrencinin
bireysel olarak çalıştığı dersler, genellikle hafta sonları yapılmaktadır.
Farklı yaş ve seviyede olan öğrenciler, birlikte üretme olanağını koro
çalışmalarında yakalamaktadır.
Derneğimiz, söyleşiler, konferanslar düzenleyerek halkın çok sesli müzik
konusunda bilinçlenmesini sağlamak ve kendi bünyesinde yetiştirdiği
yetenekli gençlerle 2000 – 2001 kültür-sanat sezonunda, her ay farklı bir
etkinlik düzenlemek amacındadır.
BURSA
BÖLGE DEVLET
SENFONİ
ORKESTRASI
Orkestra’nın kurulmasına yol açan süreç, Azerbeycanlı müzisyen Hasan
Adıgüzelzade’nin Azerbaycan’dan getireceği nitelikli orkestra sanatçılarıyla
bir oda orkestrası kurmak isteğini belirtmesi ve birkaç öğretim elemanının
katkısıyla başlamıştır.
1993 Ekim ayında dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Teoman Özalp ile bir
grup öğretim üyesi görüşme yapmışlar, Belediye Başkanı, Müzik Eğitimi Bölüm
Baskanlığı’ndan, oluşturulması düşünülen orkestra üyeleri hakkında
değerlendirme yapılmasını istemiştir.
Değerlendirme komisyonu Orkestranın çekirdeğini oluşturacak olan Azerbaycan
uyruklu sanatçıların durumunu değerlendirip; Büyükşehir Belediye
Baykanlığına sunmuşlardır. Şubat 1994’de Hasan Adıgüzelzade ve İsmail
Göğüş’ün Belediye Başkanının davetiyle bulunduğu Belediye Meclisi’nde
teklif, oybirliği ile kabul edilmiştir. Yerel seçimler sonucu yeni Belediye
Başkanı olan Erdem Saker’in de büyük desteği ile orkestra kurma çabaları,
bürokratik bazı engellerle o tarihte gerçekleşme aşamasına ulaşamamıştır.
Bunun üzerine konu ile ilgili olarak, Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü ve bazı
yetkililerin çalışmaları sonucunda dört sanatçının Türkiye’ye gelmeleri
sağlanabilmiştir. İlk çalışmalara 27.10.1994’de U.Ü. Eğitim Fakültesi
dinleti salonunda başlayan orkestra, Hasan Adıgüzelzade’nin yönetiminde
hazırladığı programla 8.1.1995’de Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosunda Bursalı
dinleyicilerin karşısına ilk kez çıkmıştır. Oda orkestrasının verdiği
çeşitli konserler birbirini takip etmiştir. O tarihte Fazıl Say resital
vermek üzere Bursa’ya gelmiştir.
Geçmişte belediyenin oda orkestrası kurma girişiminin gerçekleşememesi
sonucu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker 1996’da Hasan
Adıgüzelzade’ye bir müzik topluluğu kurma önerisi getirmiş ve o da senfoni
orkestrasına dönüşebilecek çekirdek nefesli çalgılar beşlisini önermiştir.
Erdem Saker, bu öneriyi benimsemiş, Hasan Adıgüzelzadeyi Büyükşehir Belediye
Başkanı Müzik Danışmanı olarak atayarak, bu projeyi gerçekleştirme yetkisi
vermiş ve senfonik orkestra süreci başlamıştır.
28.7.1995’de İdil Biret’in piyano resitali esnasında Bursa’ya gelen İstanbul
Filarmoni Derneği başkanı, Bursa’da bir Filarmoni Derneği olması gerektiğini
ve bir Şube kurma isteğini belirtmiş ancak, yukarda da söz ettiğimiz Bursa
Dernekler Masası’nın özerk bir Dernek kurma izni ile 1995 yılında BURSA
FİLARMONİ DERNEĞİ kurulmuştur.
Belediye ve Rektör’lük, Bursa Filarmoni Derneği’nin katalizörlüğü ile, BURSA
FİLARMONİ ORKESTRASI’nın protokolünü 1996 yılında imzalamışlardır. Bu
protokole göre; nefesli ve vurma çalgıları Belediye, yaylıları Üniversite
sağlayacaktır. Bir yandan U.Ü. Oda Orkestrasına yeni adıyla Bursa Filarmoni
Orkestarası’nın yaylı kanadına yeni eleman alınırken, 1996 yılının Haziran
ayında Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestarası Md. Yrd. Muammer ÖZ’ün
oluşturduğu Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestarası mensubu bir jüri tarafından
Belediye kanadına da nefesli saz sanatçıları alınmıştır. Bu sınavlar çeşitli
defalar açılarak yeni nefesli saz sanatçıları orkestraya kazandırılmıştır.
Aynı zamanda Belediye Başkanı’nın direktifi ile orkestraya nefesli ve
vurmalı sazlar alınmıştır. Bu süre içersinde Orkestra Müdürlüğü Abdullah Uz,
Teknik Müdürlüğü ise İsmail Göğüş yürütmüştür. Açılış konseri 30 Ekim
1997’de gerçekleştirilmiştir. Kamuoyuna duyurma konusunda da basından Evin
İlyasoğlu, Önder Kütahyalı ve Ahmet Say’ın katkıları büyük olmuştur. Kültür
Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Hasan Hüseyin Akbulut
başkanlığında bir heyet Bursa Valisini ziyaret ederek Bursa’da bir opera
kurma amacıyla çeşitli toplantılar yapmış ve mekanlar hakkında bilgiler
almıştır. Bu süreç içinde C.S.O ve İzmir Devlet senfoni Orkestrası başta
olmak üzere yöneticilerin, sanatçıların, Anadolu Üniversitesi Devlet
Konservatuarı’nın yardımları zaman zaman İstanbul Filarmoni Derneği’nin
katkıları Orkestra’nın ilk yönetim kurulu üyelerinin olağanüstü çabaları
takdire değerdir. Özellikle zaman zaman umutsuzluğa düşen, dağılma eğilimine
giren Orkestra, başka orkestraların açtığı sınavlara bile girmeyerek, Bursa
Senfoni Orkestrasını ayakta tutma düşüncesiyle Bursa’da her türlü zorluklara
katlanan orkestra sanatçılarının gayret ve çabaları övgünün de üzerindedir.
Nisan 1996’da Orkestra Üyeleri’nin eski hocaları Devlet Sanatçısı Prof.
Hikmet Şimşek’e başvurarak yardım istemeleri üzerine, Hikmet Şimşek 1998
yılında Bursa’ya gelmiş ve Belediye Başkanı ve Rektör ile görüşerek bir
rapor hazırlamış, orkestra için önerilerde bulunmuştur. Kendisine
Orkestra’nın Sanat Danışmanlığı teklif edilmiş ve kabul etmiştir.
Bu doğrultuda, Orkestranın Başkanlığına Prof. Dr. Ayhan Kızıl, Müdürlüğüne
Doç. Abdullah Uz atanarak yönetim bütünlüğü oluşturulmaya çalışılmış,
Orkestra’nın şefliğine genç şeflerimizden Orhan Şallıel atanmış; Orkestra,
Bölge Senfoni orkestrası’na dönüştürülmüş, yeni alınan sanatçılarla eksikler
büyük ölçüde tamamlanmış ve her hafta konser verilmeye başlanmıştır.
Orkestranın ilk bölge konseri 24.10.1998’deki Karacabey konseridir. Bu
konser ayrıca ilk SENFONİK etkinliktir.
Topluluk zaman içersinde açılan sınavlarla, toplam 35 kişilik kadroya
ulaşmıştır. Konserleri için diğer orkestra ve konservatuarlardan gelen
takviye sanatçıların, konuk şef ve solistlerin giderleri Üniversite ile
Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı tarafından karşılanmıştır. Bazı
konserlerde Kültür Bakanlığı katkılarda bulunmuştur.
23.09.1998 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile
Türkiye’nin ilk Bölge Senfoni Orkestrası resmen kurulmuştur.
24.11.1998 tarihli Maliye Bakanlığı yazısı ile de yönetmelik hazırlanması
koşuluyla 54 kişilik “Sözleşmeli Personel Pozisyonu” ihdas edilmiştir.
Kendine ait hiçbir memur ve hizmetli kadrosu olmayan Orkestra’nın yönetimsel
işleri, Orkestra Müdürlüğünce büyük özveri ile yürütülmektedir.
T.C. Kültür Bakanlığı’nın 3-7 Ekim 1999 tarihlerinde gerçekleştirdiği
bir sınavla Orkestranın Kültür Bakanlığı’na aktarılması
kesinleşmiştir.
Orkestranın işleyişinde en önemli etkenlerden biri olan Müdür’lük makamına,
uzun araştırmalardan sonra Kültür Bakanlığında 30 yıl çeşitli kademelerde
yönetici olarak görev yapmış, deneyimli, C.S.O Protokol-Basın ve Halkla
İlişkiler Müdürü Uzman Gazetici-Yazar Ahmet Borova atanmıştır.
Sonuç olarak, benzeri görülmeyen bir yöntemle müzik tarihinde ilk kez
Belediye ve Üniversite bir senfoni orkestrası kurmuşlardır.
Orkestrayı Kültür Bakanlığı’na devrederken Bursa Büyükşehir Belediyesi,
büyük tutarlar oluşturan çok değerli nefesli ve vurmalı çalgılarla,
araç-gereçleri Orkestra’ya devretmiş ve Tayyare Kültür Merkezi’nin kullanımı
ile Prova salonu-idari bölümünün kullanım hakkını vermiştir. Üniversite de
“Konser Piyanosu”nun kullanımını vererek, herşeyden önemlisi bir orkestranın
bel kemiğini oluşturan yaylı çalgılar kanadını devrederek son kez büyük bir
özveri göstermişlerdir.
Bakanlığa devri Cumhuriyetimizin 75. Yılında başlayıp, 76. Yılında
gerçekleşen, yurdumuzun dördüncü büyük kentinde gerçekleşen bu oluşumun, her
bölgemize örnek olması en büyük dileğimizdir.
ULUSLARARASI ÇOCUK SENFONİ ORKESTRASI
Türkiye’nin ve Bursa’nın ilk
Ulusal ve Uluslararası Çocuk Senfoni Orkestrası; 2004 yılında
Avrupa Birliği’ne Anadolu Semalarında Avrupa Ufukları kapsamında Mozaik
Kültür etkinliklerine sunduğu projenin hibe kazanması ile Bursa Filarmoni
Derneği tarafından kurulmuştur. Bu alanda ilk kez Bursa’daki bir Sivil
Toplum Örgütü’nün projesine fon desteği verilmiştir. 60 kişiden oluşan
Orkestramız, Avrupa Birliği ülkelerinden 18 Üye ve Türkiye’de; Edirne,
İstanbul, Ankara, Eskişehir, İzmir, Antalya, Adana ve Bursa’da kurulu tüm
Konservatuarlardan 11-17 yaş grubu 42 genç yeteneğin katılımı ile
kurulmuştur.
Bu projede yer alan ortaklarımız,
§
Avrupa’dan Brüksel Kraliyet Konservatuarı Oda
Müziği Topluluğu
§
Londra Genç Müzisyenler Merkezi
§
T.C. Bursa Valiliği,
§
Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuarı,
§
Çağdaş Eğitim Kooperatifi
§
Olay Medya
Yaklaşık 50.000
€’luk bu projenin %80’lik kısmı Avrupa Birliği tarafından sağlanmış, geri
kalan %20’lik kısmı dönemin Orkestra’nın kurucusu olan Bursa Filarmoni
Derneği ve ana sponsor Sütaş ile yan sponsorlar tarafından karşılanmıştır.
Orkestramız senfonik orkestralarda var olan tüm enstrümanlardan oluşmuş,
sanat Danışmanlığı ve Orkestra Şefliğini ise ülkemizin yetiştirdiği değerli
şeflerimizden CEM MANSUR üstlenmiştir.
Eserlerin seçimi
ve genç yeteneklerin çalıştırılması Cem Mansur ve ekibi tarafından
gerçekleştirilmiştir. Beethoven 5. Senfoni, Rossini Sevil Berberi Uvertürü,
Ferit Tüzün’ün Esintiler çalınacak eserler olarak belirlenmiş ve
provalarımız 1-4 Şubat 2005 tarihleri arasında; Türkiye’den seçilmiş 42 asil
üyemiz ile Bursa’da yapılmış, ikinci provalar ise Nisan ayının ikinci
yarısında yurt dışından gelen 18 yabancı orkestramız asil üyesinin katılımı
ile devam etmiştir.
Konserlerimiz; 24 Nisan 2005’de tarihi ve
kültürel alt yapısı düşünülerek seçtiğimiz İznik’de düzenlenen konser
ile başlamış, 25 Nisan 2005 Bursa Tayyare Kültür Merkezi’nde
düzenlenen Gala ve 26 Nisan 2006 günü İstanbul BÜ Ayhan Şahenk Konser
Salonun’da yapılan konserler ile son bulmuştur.
Konser verdikleri yerlerde halkın ilgisini
çekmek, ailelerin bilinçlendirilerek klasik müzik anlayışının yayılmasına
katkıda bulunmak, çok sesli müzik konusunda, daha önce bir fikri bulunmayan
kişilere ulaşmak hedeflenmiştir. Bu nedenle kentimizin bu kültürün
ulaşmadığı yörelerine konserler vermek amaçlarımız arasında yer almıştır.
Projenin 23 Nisan haftası gibi önemli
bir günde yapılmasını sağlamakla Türkiye’nin tek Çocuk Bayramı olan
ülke olduğunu hatırlatmak, evrensel kültürle birleştirerek, çocuk
sanatçıların bu kültüre olan etkisini ortaya çıkartmak ve bu bağlamda
Türkiye ile AB arasındaki kültürel bağların teşvik edilmesi öngörülmüştür.
Ayrıca Proje, Türkiye’deki Avrupa
kültür enstitülerinin ve/veya AB üye devletlerindeki Avrupa kuruluşlarının
katılımı dahil, Türk ve Avrupalı kültürel kuruluşlar arasında kültürel
işbirliğini teşvik etmektedir. Şu sıralar Avrupa hatta dünyada çok sesli
müziğin dinlenebilirliğinin azalması göz önünde bulundurulursa, tüm kültür
enstitülerinin ve bu konu ile ilgili kuruluşların, hatta kültür
merkezlerinin dikkatini fazlası ile çekeceği düşünülmüştür.
Mozaik Kültür Etkinlikleri
kapsamında alınan bu proje ile;
§
Avrupa Birliği ve Avrupa Kültürü hakkında
toplumun tüm bireylerini bilgilendirmek,
§
Türk ve Avrupa Kültür kuruluşları arasında
işbirliğini teşvik etmek,
§
Ülkemizde yetişen genç yeteneklerin, Avrupalı
gençlerle birlikte yaratacakları sinerji ile toplumlar arası kültür
farklılığından doğan ayrımcılığı ortadan kaldırmak,
§
Türkiye’nin değişik yörelerinde konserler
vererek Türk ve Avrupa toplumlarının bu yörelere ilgisini çekmek, yöre
halkının bu alanda bilinçlenmesini sağlamak,
§
Ülkemizin tanıtımına katkı sağlamak.
§
Yeteneklerimizin özgüven kazanmaları,
yeteneklerinin bilincinde olmaları,
§
Gelecek umudu taşımaları,Gençlerimizi zaman ve
enerjilerini kanalize edecekleri hedeflere yönlendirilmesi, orkestra içinde
yer alarak paylaşım duygularının geliştirilmesi ve toplum içinde uyumlu
birer birey olmaların sağlanması hedeflenmiştir.
ULUSAL GENÇLİK SENFONİ ORKESTRASI
2004 Yılında AB Fonu ile kurulan 11-17
yaş grubu ULUSLARARASI ÇOCUK SENFONİ ORKESTRASI, Nisan 2005’de
etkinliklerini tamamlamıştır.2005 yılının son aylarında Orkestra’nın
devamlılık kazanmasını sağlamak amacıyla AB Türkiye Delegasyonu
önderliğinde, AB ortaklığı ile yürütülen projelerin sürekliliğini sağlamak
amacıyla ön hazırlık toplantısını gerçekleştirmek üzere Avrupa’nın tüm
ülkelerinde şubeleri bulunan Jeunesse Musıcales grubu ile bu gruba üye olan
Ulusal Gençlik Orkestraları Federasyonu (European Federatıon Of National
Youth Orchestras) başkanlığı ile görüşmeler başlatılmıştır
Bu görüşmeler sonucunda, bu Federasyona
üye olunma koşulları tartışılmış ve Ulusal
yapıda Gençlik Orkestrası Oluşturulmak Üzere Yeni Bir
Sivil Toplum Örgütü Olan Gençlik Orkestraları
Derneği Mart 2006 yılında “Klasik Batı Müziği
alanında, orkestralar oluşturarak gençlerimizin orkestra deneyimi
edinmelerine öncülük etmek ve profesyonellik öncesi çalışmalar yapmalarına
olanak vererek sanatsal gelişimlerini sağlamak amacıyla” kurulmuştur.
Dernek Kurucu Üyelerimiz;
§
Cem Mansur
§
Yelda Nihan Özmutlu
§
Altan Ahmet
Say
§
Zekeriya Aydın
§
Eren Çep
§
Sinan Bubik
§
Ulviye Özer
§
Şahin Uçar
Gençlik Orkestraları Derneği bünyesinde kurulacak olan Ulusal
Gençlik Orkestrası’nın Avrupa Ulusal Gençlik Orkestraları Federasyonu üyesi
olması konusunda görüş birliğine varılmış, Avrupa’da kurulu bu federasyon
üyesi Gençlik Orkestra’ları ile geniş kapsamlı işbirliği olanaklarının
oluşturulması sağlanmıştır.
Aynı zamanda Orkestramız Avrupa Gençlik Orkestraları
Birliğinin (EAYO) net-work’üne dahil edilmiş, bu sayede diğer üye
kuruluşlarla sanal ortamda işbirliği sağlanmıştır.
Ulusal Gençlik Senfoni Orkestrası’nın;
Bursa, İzmir, İstanbul, Ankara, Eskişehir, Edirne,
Adana, Mersin ve Antalya’da kurulu konservatuarların 14-21 yaş grubu sanatçı
adaylarından seçilecek elemanlardan oluşması kararlaştırılmış ve çalışmalara
başlanmıştır.
Ulusal Gençlik Senfoni
Orkestrası üyesi olan sanatçı adaylarımız, profesyonellik kazanmadan önce
orkestra deneyimi almış olacaklardır, aynı zamanda Orkestra’nın yukarda söz
edilen AGOF (EFNYO) üyesi olması ile, bu kuruluşa üye olan diğer Avrupa
Gençlik Orkestraları ile birlikte ortak projelere katılabilecek, yurt içi ve
dışı festivallerde konser olanakları elde edebilecek ve orkestralar arası
değişim programlarından yararlanabilecektir.
Ulusal Gençlik Senfoni Orkestrası’nın Kurucu Şefi ve Sanat
Danışmanı Cem Mansur’dur. Orkestranın en az 70 kişiden oluşması ve çalışma
ve provalarını Temmuz 2007’de 2 haftalık kamp süresinde yapması
kararlaştırılmıştır. Kamp yeri Uludağ olarak belirlenmiştir. Bu sürede
orkestra elemanlarının konserler için provaları ile birlikte yurt içi
ve/veya dışından davet edilecek uluslararası müzik camiasında çalışmalar
yapmış değerli sanatçılarla ve şeflerle grup çalışmalarını yaparak ön
profesyonellik çalışmalarına akademik eğitim verilmesi de sağlanacaktır.
KAYNAKÇA:
Ø
Atatürk’ün
özdeyişi, Genel Kurmay tarafından 1984 yılında yayımlanan “Atatürkçülük”
adlı kitabı,
Ø
Mahmut R.
Gazimihal’in 1943’de yayımlanan “Bursa’da Musiki” adlı kitabı,
Ø
Banu Demirağ’ın
Haziran 1999’da Bursa Defteri’nde yayımlanan “Bursa’da Çoksesli Müziğin
Gelişimi” Makalesi,
Ø
Sönmez
Yayınlarından 1987 yılında basılan 2 sayılı Bursa Ansiklopedisi’nde
yayımlanan “Cumhuriyet Döneminde Müzik Etkinlikleri” yazısı.
Ø
Bursa Bölge
Senfoni Orkestrası’nın 4.12.1999 tarihinde düzenlenen T.C.Kültür
Bakanlığı’na devir konseri ve töreni için, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve
Uludağ Üniversitesi tarafından hazırlanan kitapçık.