Bursa Dağcılık Kulübü

Cennet Uludağ

Kulüp Başkanı Musa Ataş

 
        
      
Bursa Dağcılık Kulübü 1932 yılında Bursa Halkevi’nin bünyesi içinde kurulmuş  ve daha sonra on kişilik bir kurucu heyetin çalışmasıyla bağımsız bir hüviyet kazanmıştır. Kulübün bağımsız bir kulüp şeklinde kuruluş tarihi  22 Nisan 1933’dür. Bursa Dağcılık Kulübü “Türkiye’de kayak sporunun tarihçesine damgasını vuran ilk kulüp”tür.  Bu Kulüp sayesinde yurdumuzda ilk defa batılı anlamda geniş halk kitlelerinin katıldığı kayak çalışmaları başlamıştır. Kulübün ilk Yönetim Kurulu da şu kişilerden oluşmakta idi: Başkan Saim Altıok, Genel Sekreter Musa Ataş, Muhasebeci Tayyar Akkeskin, üyeler İhsan Celal Antel ve Nusret Bey. Kulübün ilk ismi Dağ Sporları Kulübü iken,daha sonra Bursa Dağcılık Kulübü olarak değiştirilmiştir. Kulüp 1935 kasım ayında Avcılar Kulübü ile birlikte Şafak Otel'in ikinci katına, 1936 şubat ayında da Osmanlı Bankası karşısındaki büyük binanın üst katına taşındı.
      Bursa’da kayak etkinliklerinin başladığı yıllarda Uludağ’da vali Fatih Güvendiren zamanında (15.12.1926-17.6.1933) Özel İdare tarafından yapılmış bir tek Büyük Otel mevcuttu. On yedi odalı olan bu Otel kışın kapalı olup, sadece yaz aylarında hizmet vermekteydi. Dağcılık Kulübü kayak çalışmalarına başlayınca Otel kış aylarında da açık tutulmaya başlandı.
  
                 
Dağcılık Kulübü Lokali (Tayyare Kültür Merkezi yanı) 

 

      Uludağ’da kayak sporunun başladığı ilk yıllarda öncelikle sporcuların can güvenliği acısından önem taşıyan Dolu Baba, Otel Gözü, İmdatevi ve  Deve Taşı  gibi sığınaklar inşa edilmiş, ayrıca Karabelen mevkiinde büyük bir salon,iki oda ve bir mutfaktan müteşekkil bir Kayakevi yapılmıştır.

            

Uludağ'daki Kayakevi

       8 Aralık 1935'te CHP il başkanı Sadi Konuk'un katıldığı törenle açldı. Bu tesise ek olarak Karabelen’den zirveye kadar 50-100 metre aralıklarla işaret direkleri konmuş ve böylelikle “Kayak yolu” her zaman görünür bir hale getirilmiştir. Zirve’ye aynı zamanda  bir işaret mahiyetinde olmak üzere mirengi noktası inşa edilmiş, ayrıca bir hatıra defteri kasası yapılarak içine bir de defter konulmuştur. Bütün bunlara ek olarak  da “telefon hatları” çekilmiştir. Bütün bu tesisleşme çalışmalarına rağmen 1930'lu yıllarda kış aylarında kayak yapmak maksadıyla Uludağ’a çıkmak hiç de kolay değildi. Dağa çıkabilmek için mutlaka Bursa Dağcılık Kulübü’nün rehberliğinden ve yardımlarından faydalanmak gerekirdi. Bu yıllarda Uludağ’a çıkmak için başlıca iki yol vardı.

                    

Uludağ'a Çıkış

      Bunlardan birincisi kulübün, yaz kış düzenli bir şekilde kaldırdığı otobüslerle, karın durumuna göre, Dolubaba' ya veya Kirazlı Yayla' ya kadar gitmek, daha sonra zaman zaman yürüyerek veya kayarak otele ve kayakevine ulaşmak. Dağa çıkış için başvurulan ikinci yol ise daha zahmetli idi. İkinci çıkış Elmaçukuru- Karabelen yolundan yaya veya katırla yapılırdı. Bunun için bir gün önceden Bursa Dağcılık Kulübü’ne başvurulup, katır kiralanırdı. İsteyenler katıra binerek Karabelen’e çıkar, isteyenler yaya yürür, eşyalarını katıra yüklerlerdi. Genellikle üç saatlik bir yolculuktan sonra Karabelen’deki İmdat Evine ulaşılırdı. Burada kayaklar takılır ve kayarak Büyük Otel’e veya Kayakevi’ne varılırdı. Eşyalar ise kulübün Karabelen’deki hamal servisi tarafından, bir ücret karşılığında, gidecekleri yere kadar taşınırdı.

       Bursa Dağcılık Kulübü, bayanların da kayak sporunu yapmalarını teşvik etmiş ve bu sayede Türk bayanları 1930 lu yıllarda, batılı hemcinsleri gibi, kayak yapmak olanağına kavuşmuşlardır. Türkiye’nin 1930 yıllarda içinde bulunduğu şartlar düşünülürse bayanların sosyal hayata ve spor etkinliklerine katılmalarının ne kadar önemli bir adım olduğu daha iyi anlaşılır.           

             

                        1932 Dünya Güzeli Keriman Halis kulübe üye oluyor.

Bu sayfadaki yazılar ve fotoğraflar www.bursadagcilikkulubu.com web sitesinden alınmıştır. Sayın Akın Altıok'a teşekkür ederiz.

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 19/09/22