Atilla Çakmak, Basketbol ve Tofaş


Bursa'da Basketbolun Tarihi

Bursa'da Spor Kurumları

                                                                                        Murat Kuter

     Atilla Ağabeyi 1975 yılında tanıdım. TOFAŞ basketbol takımının oyun kurucusuydu. Takımda gözlükleri ile oynayan iki basketbolcu Atilla Çakmak ve Gürcan Erden ağabeylerdi. Tribünden eşi İnci Çakmak şöyle bağırırdı “Oynasana kör”. Lakabı Kör Atilla‘ydı.
                               
    Dört sezon TOFAŞ SAS basketbol takımında yer aldı. 13 sezon takımının baş antrenörlüğünü yaptı. Ayrıca Bursa Erkek Lisesi ve Namık Sözeri Lisesi basketbol takımlarını çalıştırdı. Çok sayıda alt yapı takımı ile Türkiye şampiyonluğunu yaşadı. Avrupa Koraç Kupası’nda ikinci oldu. Ayrıca bir çok oyuncunun antrenör olmasına vesile oldu.
              


    2024 yılının yaz aylarıydı. 2010 yılında yazmış olduğum TOFAŞ Spor Kulübü’nün 35 yılı kitabının ardından TOFAŞ Spor Kulübü’nün 50 yıllık öyküsünü yazmam söz konusuydu. Sonrasında bu kitap olmadı. O kitap için Atilla Ağabey'den TOFAŞ‘a geliş öyküsünü anlatmasını istemiştim. O da sağolsun yazmış ve Nedim Karakaş'ın oğlu Oğuz Karakaş da bana e-posta ile göndermişti. Kitap olmadığı için kullanamadığım bu yazıyı olduğu gibi onun vefatının ardından sizlerle paylaşmak istedim. Bakın Atilla Çakmak, TOFAŞ yolculuğunu nasıl anlatmıştı:
    “1974 sonbaharında ben halen İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi son sınıf öğrencisiyken hayatımın aniden değişeceğinden haberim yoktu. Bir öğleden sonra odamda dinlenirken, annemin “Kalk bak, seni arıyorlar” diye seslenmesiyle uyandım. Arkadaşım (Şişman) Nur Gencer “Aşağıda kapıda Yalçın İpbüken var. Seni Bursa S.A.S. ‘a transfer etmek istiyor” dedi. Halen İktisat Fakültesi son sınıfta olmam nedeniyle bunun zor olacağını söyledim ancak yine de konuyu detaylı konuşmak için Yalçın Bey ile buluştuk. Yalçın İpbüken ile görüşmemizde bana TOFAŞ Spor Kulübünün kuruluşundan ve Bursa S.A.S. ile birleşerek Türkiye Deplasmanlı Basketbol Birinci Lig'ine çıkmak istediklerini ancak o gün itibarıyla hiçbir şeyin netleşmediğini de belirtti. Kulübün bu tür bir yapılanma için hazır sporcu ihtiyacı olacağı düşüncesiyle önce Şişman Nur ile görüşmüş Nur da arkadaşım olarak ilk benimle görüşmesini tavsiye etmiş. Bu ön görüşme sonrasında, ben de takım arkadaşım olan İsmail Kahyaoğlu’nu kendisine tavsiye ettim. İsmail de Teşvikiye’de bana yakın bir evde ikamet ediyordu. Hep beraber İsmail’e gittik ve akşam İstanbul’da Eczacıbaşı Spor Kulübünde buluşmak üzere sözleştik. Eczacıbaşı’nın Levent’teki tesislerine gittiğimizde okul arkadaşım olan ve basketbol sebebiyle birbirimizi çok iyi tanıdığımız Apostol Natof da bize katıldı.
      


    Yalçın Ağabey ile birlikte daha sonra TOFAŞ SAS takımında oyuncu antrenör olarak görev alacak olan, daha önce milli takım formasını giymiş olan Bilal Öngör de katıldı. Birol Ağabey zaten Bursa’ya yerleşmişti ve Azot Sanayi A.Ş.’de mühendis olarak çalışıyordu. O ilk görüşmenin sonunda ileri bir tarihte Bursa’da Tofaş fabrikasında buluşmak üzere anlaştık. Bursa’ya gittiğimizde ilk olarak bizi kapıda (Kolombo) Hüseyin Çetin karşıladı. Sonradan can dostum olan Hüseyin basketbola gönül vermiş, basketbol hakemliği yapan sevilen bir insandı. Kendisine Kolombo lakabı, o dönemde Türkiye’de çok sevilen Komiser Kolombo isimli TV dizisindeki başrol karakteri Komiser Kolombo’nun pardesüsüne benzer bir pardesü giyiyor olması sebebiyle arkadaşları tarafından takılmıştı.

    Yalçın Bey’in odasına gittiğimizde bizleri sekreteri Fatoş Alatan hanım yüzünden hiç eksik olmayan gülümsemesiyle karşıladı. Kendisi sonradan aile dostumuz oldu. TOFAŞ SAS’a da çok emekleri geçen ve yine TOFAŞ mensubu olan rahmetli eşi Erkan ile çok güzel anılar biriktirdik. Öğrenciliğim sebebiyle zor olacağını düşündüğüm bir macera yeni insanları tanıdıkça daha da cazibeli hale geliyordu. Sonrasında Bursa Atatürk Spor Salonu’na gittiğimizde Bursa basketbolunun gelişmesinde büyük rol oynayan ve özellikle küçük çocukların basketbolu sevmesi için çok çaba gösteren rahmetli Hayri Koyuncu ile tanıştık. Kendisini tanıdıkça ve Bursa basketbolu için yaptıklarını gördükçe, basketbolu ve gençleri ne kadar çok sevdiğine şahit olunca kendisinin ismini de anmadan geçemedim.
    Artık yavaş yavaş takım toparlanmaya ve kulüp yapılanmaya başlamıştı. Önce Bursa ligini kazandık ve Yalçın Bey’in hedefi doğrultusunda ilerlemeye devam ettik. Konya’da oynanan Anadolu Kupası Şampiyonluğunu kazandıktan sonra Anadolu Şampiyonu olarak, İstanbul, Ankara, İzmir Birinci Mahalli Küme Şampiyonlarının da katılacağı ve şampiyon olanın Türkiye Deplasmanlı İkinci Basketbol Ligine katılmaya hak kazanağı Terfi Tenzil maçlarını oynamak üzere Eskişehir’e gidekcektik.
    Burada çok önemli bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Yalçın Ağabey kulübün kuruluşundan itibaren hem kulüp başkanı hem de TOFAŞ Fabrikası’nın Personel Müdürlüğünü yapıyordu. Onun bu iki farklı şapkayı birbiriyle çok iyi kaynaştırma becerisi ve öte yandan her iki taraftaki çalışanların da aşağı yukarı aynı yaşlarda olması daha önceden tahmin edilmesi çok da olası olmayan bir dinamik yaratmıştı.
    TOFAŞ fabrika personeli bize çok iyi davranıyor ve fabrikaya her gittiğimizde bizle müthiş ilgileniyorlar, bizi ancak evimizde bulabileceğimiz huzur ortamında ağırlıyorlardı. Sosyal Hizmetler Şefi Cemal Kurt başta, personel şefi olan ancak ileriki yıllarda kulüp başkanlığı yapacak olacak Ersin Taş, tahakkuk servisi şefi Nuri Bilginer, yine tahakkuk servisinde çalışan ve kulübün muhasebe işlerini yürüten rahmetli Coşkun Bükümcüoğlu, önce istihsal servisinde sonra da fabrika içi transfer yaparak transport şefi olan Erkan Alatan ve eşi Fatoş Alatan, Ersin Bey’in sekreteri olan Şafak ve becerikli eşi Orhan Becerikli, tahakkuk servisi şeflerinden Yaşar Aydın, tabii ki sevgili arkadaşım Kolombo Hüseyin(Çetin), enfes yemekleri ve güler yüzüyle uzun yıllar boyunca kulüp sporcularının gönlünde yer edinen aşçıbaşı Fethi Usta TOFAŞ SAS kulübünün kuruluş yıllarından itibaren temel taşı olarak önemli katkılar sağladılar. İsmini unuttuğum varsa çok özür dilerim. Bu arada kulüp aşığı olan hiçbir maçımızı kaçırmayan renkli kişiliğiyle sporcuların da çok sevdiği rahmetli arkadaşım Haluk Parsak’ın yeri apayrıdır.
    Neyse tekrar konumuza yani işin sportif tarafına dönelim. SAS Kulübüyle birleştikten sonra kulüp TOFAŞ SAS adını aldı. Hazırlık maçları yapmak üzere Karamürsel Amerikan üssüne gittiğimizde takıma faydalı olacağını düşündüğümüz iki tane Amerikalı basketbolcu ile anlaştık. Ancak içlerinden bir tanesi sakatlanınca mecburen diğer ABD’li basketbolcu ile yolumuza devam etmek zorunda kaldık. Ancak takımda kalan Jones çok işimize yaradı. Bursa mahalli liginde şampiyon olduktan sonra ilk maçımız Kocaeli şampiyonu SKK Kağıtspor'la oynadığımız eleme maçıydı. O maçı kaybeden takım Anadolu Kupası maçlarını oynama şansını kaybediyor ve deplasmanlı lig macerası adeta başlamadan bitiyordu. İlk yarısını mağlup kapattığımız maçın devre arasında, Yalçın Ağabeyin heyecanı halen aklımdadır. İkinci devre hepsi TOFAŞ fabrika personeli olan taraftarların oluşturduğu tribünün, ileriki yıllarda hem çok iyi arkadaş olduğum, hem de kulüpte birlikte görev aldığım kulübün kurucu üyesi Nedim Karakaş’ın liderliğinde coşkulu desteğiyle maçı on sayı farkla kazandık ve birinci adımı geçtik. Anadolu Kupası final maçları Antalya’daydı. Birol Ağabey hem oynayıp hem koçluk yapmanın zor olduğunu söyleyerek eski takım arkadaşı olan milli basketbolcu İbrahim Ortaç’ı takıma Koç olarak gelmesi için ikna etti. Daha derli toplu ve eksiklerini tamamlamış olarak oynadığımız bütün maçları farklı kazanarak hedefimize doğru bir adım daha atmış ve Eskişehir’de yapılacak olan Deplasmanlı Basketbol Ligine yükselme maçlarını oynamak üzere İstanbul, Ankara ve İzmir mahalli liglerinin şampiyonları ile hak kazanmıştık.
      
   Antalya’da bizi yalnız bırakmayan TOFAŞ organizasyonu Cemal Kurt önderliğinde ve elbette aşçıbaşı Fethi Usta ve ekibinin muhteşem yemekleriyle Bambus otelde sadece rakiplere odaklanacağımız bir ortam sağlanmıştı. TOFAŞ organizasyon olarak diğer takımların çok önünde bir organizasyon yaparak başarımızın önemli bir parçası olmuştu.
    Bu hazırlıklar dışında benim hiç unutmayacağım şeylerin başında, gündüzleri bu hayat memat meselesi maçları oynarken, geceleri odamda üniversite sınavları için çalışabilmem için sevgili arkadaşım Kolombo Hüseyin’in beni hiç yalnız bırakmaması ve her gece benim uyuyup kalmadan ders çalışabilmem için yanımda oturup bana yardımcı olduğunu da belirtmem gerekir. Bu yoğun tempo içerisinde, Eskişehir’de oynadığımız maçları da farklı kazanarak Türkiye Basketbol Deplasmanlı İkinci Ligine çıktık ve TOFAŞ SAS Spor Kulübünün kuruluşuna ve tarihine adımızı yazdırdık. Kısacası Yalçın Ağabey’in kurduğu hayalin bir parçası olmuş ve emeklerini boşa çıkarmayarak TOFAŞ’ın Bursa şehrinin önemli bir parçası olmasının önünü açmıştık.”

   Şuradan kısaltarak alınmıştır:  
https://muratkuter.com.tr/atilla-cakmak-basketbol-bursa-ve-tofas/?fbclid=IwY2xjawPKJoRzcnRjBmFwcF9pZAwzNTA2ODU1MzE3MjgAAR4GOoN-GAX0-UWn4IUBymLRsFjzk9raCjCGMQ7MSL-uQVaewJgXcGLMt1rdZg&brid=QXfZgF8j_fSraC38XPVrbw&sfnsn=scwspwa