BURSA'DA DÜZEN VE DİSİPLİN

 

 

 
                                   Beate Yüksel'in www.yenibursa.com sitesinde yayımlanan yazısıdır.

Guten Tag! Wie geht es Ihnen?
Saat 14:36. Fomara‘daki işyerimdeyim ve camlar kapalı. Ramazan ayının yirmiikinci günündeyiz. Şu anda ezan okunuyor, uzaktan duyuyorum. Caddeden gelen trafik sesi oturduğum beşinci kata kadar çıkıyor. Aşağıdaki parkyerinden düdük sesleri geliyor. Trafik polisinin yüksek sesli megafon uyarıları, özel ve diğer araç sürücülerinin bol ve uzun korna çalmaları ile karışıyor. Bursa istisnai vaziyette... Saat beşe kadar bu gürültü daha çoğalıp agresifleşir. Aslında gürültü değil, onu yapan insanlar agresifleşmekte. NEDEN???

Ramazan ayı dışında da durum bundan pek farklı olmayacak. Bir tek gürültü saatleri değişecek.

"Disiplin"in tam Türkçesi yok. Türkçe‘de Türkçe olmayan isim "disiplin" kullanılıyor. Sözlük, karşılığı olarak "disiplin", "inzibat", "sıkıdüzen" vermektedir. Latince‘den gelen "disciplina" isminin birinci anlamı, "ders(ler), öğretim", ikincisi "yetiştirme", üçüncüsü ise "terbiye, eğitim"dir. Düzenin açılımı zaten tartışılmaz.

Trafik örneğine dönünce, trafik kuralları var, neden onlara uyulmuyor? Bu kuralları düşünenler ve uygulanması talimatını verenler, insanların toplu halde (ve araçlarıyla) yaşamalarında kötü örnek mi oluşturmak istediler? HAYIR, tam tersine.

Almanya‘daki sürücü kursunda ilk öğretilen kurallar arasında, iki şeridi ayıran devamlı çizgiyi geçme yasağı vardı. Fakat bu geçiş yasağı bir DUVAR olarak algılanarak, çizgi üzerinden geçilmemesi bir şekilde sürücü adayının beynine yerleştirilir. Bir duvara kim çarpmak ister ki! Ben özgürüm diye sürücülerin çoğu bu tür işaretleri yok sayıp, trafiğe çıkan diğer sürücü ve yanda oturanları teklikeye sokarlar. Durma şeritlerini de sanki onlara özel bir davetiye verilmiş gibi kullanırlar. Önünde geniş beyaz şerit de olsa, işaretli yaya geçitlerini de kimse kabul etmez gibi, yayalar da koca makinaların arasında koşarak karşı kıyıya ulaşmaya çalışırlar. Ya birisinin ayağı burkulursa... Karşılıklı saygı da hiç yok bu işte! Hakkı olan yaya şeridinden geçmek isteyen yayaları el hareketi ile buyur eden sürücüler nerede, yok mu bu ülkede?

Sırf kurallara uymak için yaşamak değil, herkes kendi kendini biraz disiplin ederse, kendisini terbiye ederse, hayat çok daha rahat ve karşılıklı anlayış doğrultusunda gider diye düşünüyorum.

Görüşmek üzere + Auf Wiedersehen!
 

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 10/10/10