ÖRDEKLİ KÜLTÜR MERKEZİ

 

 

 

       Bursa, özellikle 2000’li yılların başından itibaren adeta bir kültürel etkinlik patlamasına sahne oluyor. Doğrusu, kültürel faaliyetleri modern binalarda izlemektense restore edilmiş tarihî yapılarda takip etmenin tadına doyum olmuyor.
    Son on yıl içerisinde Büyükşehir’in yanı sıra tüm ilçe belediyeleri bu kente çok sayıda kültür merkezi kazandırdı; bu sebeple her biri kutlanmayı hak ediyor.
Ama bunlar içinde Ördekli Kültür Merkezi’nin yeri apayrı.


    Onarımı sonrasında baş döndürücü kültürel etkinliklerin yaşandığı bu mekân, yaklaşık 2,5 yıl önce hizmete açılmıştı.
    Dönemin Osmangazi Belediye Başkanı, şimdiki Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin Bursa’ya kazandırdığı en önemli kültür merkezi oldu bence.
Yıldırım Bayezid döneminden kalma harabe olmuş bir hamamı, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden 20 yıl süreyle kullanım karşılığında restore eden Osmangazi Belediyesi, burayı “çok amaçlı kültür merkezi” haline dönüştürdü.
     Ördekli adını niçin aldığı bilinmeyen bu yapının aslı ismi Eski Yeni Hamam. Yapıldığı dönem itibarıyla da Osmanlılar tarafından inşa edilenlerin en büyüğü.
Açılışı 10.05.2008 tarihinde gerçekleştirilen Ördekli Kültür Merkezi’nde, biri büyük toplam 5 salon bulunuyor. Büyük salon dâhil toplam üç salon sergi salonu, biri toplantı salonu, diğeri de çok amaçla salon biçiminde düzenlenmiş.
    Hat, ebru, minyatür ve tezhip gibi geleneksel el sanatlarına dair sergiler, içerisindeki hol ve odalarda gerçekleştiriliyor.
    Bursa’nın 600 yılı aşan tarihî kimliğini en iyi yansıtan yapılar arasındaki Ördekli Kültür Merkezi’ni bu denli cazibeli ve önemli kılan hususlar arasında bir noktaya daha mutlaka değinmek gerekiyor.
   Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın son derece önemsediği bu kültür merkezinin, başlangıcından bu yana yönetiminden sorumlu tutulan bir görevlisi var: Ferhat Batı.
    Böyle bir kültür merkezi için son derece doğru bir isim bence. Kişiliği, dürüstlüğü ve işine düşkünlüğüyle bilinen, ortaya koyduğu performansı herkesçe takdir edilen bir sima.
Göreve geldiğinden bugüne Ördekli Kültür Merkezi’yle özdeşleştiğini söyleyebilirim.
Merkezdeki diğer çalışanlarıyla ortaya koydukları tablo, bir tarih ve kültür yapısına yakışacak sıcaklığı taşıyor.
    Bir yapı tarihî olabilir, ama eğer o yapıda tarihimiz ve kültürümüzden esintiler yoksa o yapının cazibesi giderek ortadan kalkacaktır.
    İşte, Ördekli Kültür Merkezi’nde, girişten itibaren sizi kuşatan sadece mimarî unsurlar değil, aynı zamanda tarihî ve kültürel değerlerimiz.
    Bu tarih kokan huzur atmosferinde aldığımız bilgilere göre, her ay 90-120 arasında değişen kültürel ve sosyal içerikli program ile haftada bir olmak üzere toplam dört sergi gerçekleştiriliyor. Ayrıca iki dönemden oluşan ve Osmanlıca, Hüsn-i Hat, İngilizce, Fransızca ve Diksiyon alanlarında kurslar veriliyor, her ay 10 müzik çalışma grubu faaliyet gösteriyor, kütüphanesinden de yüzlerce kişi yararlanıyor.
    Her ay kültür merkezinde düzenlenen programları izlemek için yaklaşık 10 bin kişi, ziyaret amaçlı olarak da 3 bin kişinin geldiği bir kültür merkezinden bahsediyoruz.
Ne denli yoğun ve etkin olduğu sanırım bu bilgilerden kolaylıkla anlaşılıyor.
Çeşitli şifalı bitkilerden yapılan ve balla ikram edilen Osmanlı çayı ile son haftalarda servis edilmeye başlanan nefis salebinin ise ayrıca altı çizilmeli.
    Hâlâ yolu buraya düşmemiş olan var mı, bilmiyorum; ama hiç olmazsa bir Osmanlı çayı ve muhteşem bir salep içme bahanesiyle de olsa mutlaka bu kültür merkezini görmeli ve o atmosferi yaşamalısınız.
    Duvarlarına sinen tarihi, kubbelerine yansıyan mimarisi ve çalışanların yüzüne yansıyan hizmet aşkı sizi de kuşatacak ve inanın bağımlılık yapacaktır.
Hizmetlerine aksamadan devam eden Bursa Ördekli Kültür Merkezi’ni kentimize kazandıranlar, yaşatanlar ve hizmet verenler bence tarihe altın harflerle yazılmayı hak ediyorlar.
                                                 Mefail Hızlı'nın 13.1.2011'de Bursa Hayat gazetesinde yayımlanan yazısıdır.
 

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 17/01/11