|
Kültür:İnsan
toplumuna özgü bilgi, inanç ve davranışlar bütünü ile bu bütünün parçası
olan maddi nesneler. Toplumsal yaşamın dil, düşünce, gelenek, işaret
sistemleri, kurumlar, yasalar, aletler, teknikler, sanat yapıtları gibi her
türlü maddi ve tinsel ürününü kapsamına alır.
Kültür: İnsanoğlunun biyolojik olarak değil de sosyal olarak kuşaktan kuşağa
aktardığı maddi ve maddi olmayan ürünler bütünü. Eşanlamlısı “ekin”.
Günlük dilde “kültürlü olmak” bilgili,
görgülü, incelikli olmak anlamına gelir. Kültürlü kişi uygarlığın
nimetlerinden bilinçli olarak yararlanan, eğitimli kişidir.
Kültür terimini günümüzdeki anlamına yakın bir
şekilde ilk kez 17. yüzyılda Samuel von Pufendorf kullanmıştır. Ona göre
kültür doğaya karşıt olan ve belli bir toplumsal bağlam içinde ortaya çıkan
tüm insan eserleridir.
Alman filozof Immanuel Kant kültürü insanın
mantıksal özünden dolayı özgürce hayata geçirebileceği amaçların, ideallerin
tümü olarak tanımlamıştır. Bir başka Alman filozof Herder kültürü bir
ulusun, bir halk ya da topluluğun yaşam tarzı olarak yorumlamıştır. Max
Weber ise şu tanımı yapar: "Kültür dünyadaki sonsuzcasına anlamsız olayların
sınırlı bir parçasının insan varlıkların görüş noktasından anlam ve önemle
donatılmasıdır."
Kültürü tanımlamaya çabalayanlardan bir diğeri
de antropolojinin kurucularından Edward Burnett Taylor olmuştur. Ona göre
kültür “bilgilerden, inançlardan, sanattan, ahlaktan ve insanın toplumda
yaşayan bir varlık olması nedeniyle edindiği bütün öbür yetenekler ve
alışkanlıklardan oluşan karmaşık bir bütün” dür.
Antropoloji ve etnoloji bilimleri geliştikçe
kültür olgusunun karmaşıklığı daha da belirginleşmiş ve tanımlar da
çeşitlenmiştir. ABD’li antropologlar A.L.Kroeber ve Clyde Kluckhohn
Kültür Kavramlarına ve Tanımlarına Eleştirel Bir Bakış -1952 adlı
çalışmalarında kültürün 164 farklı tanımını verirler. Bunlardan biri olan
“öğrenilmiş davranış” yeterli bir tanım değildir çünkü hayvan türlerinin
yaşamında da doğal davranışların dışında sonradan edinilmiş ya da öğrenilmiş
davranışların payı vardır. Bir başka tanıma göre kültür “zihindeki
düşünceler” den oluşur. Bu da yeterli değildir çünkü düşünceler toplumda
ancak dilde, eylemde ve yaratılmış ürünlerde cisimlendikleri sürece bir
anlam ve işlev kazanırlar.
Kaynakça:
1-Cevizci, Ahmet, Felsefe Sözlüğü, Paradigma
Yayınları, İstanbul, 2002
2-Schroeder R., Max Weber ve Kültür Sosyolojisi,
Bilim ve Sanat Yay, 1996
2-Ana Britanica Ansiklopedisi, İstanbul, 2000 |