|
Bursa'da neden iyi filmler oynamıyor? |

|
|
Murat Derin'in www.gundem16.com'da yayımlanan
yazısıdır (2.1.2012)
Bu kente
gönül vermiş kimselerin kafa yorması gereken bir mesele de budur. Çünkü
bu soruya vereceğimiz yanıt kısa değildir ve kentimizin sosyal, kültürel,
psikolojik altyapısı ile ilgili çok önemli tespitler içermektedir. Şu
sıralar Roman Polanski’nin son filmi Acımasız Tanrı gösterimde. İstanbul,
Ankara, İzmir ve Eskişehir’de sinemalarda oynuyor. Bursa’da oynayacağını hiç
sanmıyorum. Çünkü daha önce sabırsızca sinemalarda oynamasını bekleyip
hevesimizin kursağımızda kaldığı bir çok filmden dolayı durumu tahmin
ediyoruz. En son hayal kırıklıklarımızdan biri çağımızın en büyük
yönetmeni Alejandro Gonzalez İnarritu’nun yönettiği, Javier Bardem’in
oynadığı Biutiful olmuştu. Film, Diyarbakır’da, Samsun’da, Eskişehir’de
sinemalarda oynadı. Kim bilir belki benim bilmediğim başka illerde de
oynamıştır. Ama 2.5 milyon nüfusu olan, Türkiye’nin dördüncü büyük şehri
olan ve her tarafı sinema kaynayan Bursa’da oynamadı. Sinemalara diyecek
laf yok! Onlar bu işi ticaret için yapıyor. “Bursa’nın kültür alemine hizmet
edelim, çorbada bizim de tuzumuz olsun!” diye para kazanamayacakları
filmleri gösterime sokmalarını bekleyemeyiz onlardan. Belli ki sütten
ağızları çok yanmış. Müşterinin neye geleceğini biliyorlar. Büyüklerimiz
anlatırlar: Ellili yıllarda Tayyare Sineması’nda orijinal, dublajsız
altyazısız yabancı filmler oynarmış ve salon dolu olurmuş. Robert De
Niro’nun başrolünü oynadığı Avcı, Marlon Brando’nun oynadığı Kıyamet, Dilek
Sineması’nda oynamıştı. Bunlar çok ağır, izlenmesi zor başyapıtlardı.
Yetmişli yıllarda, nüfusu birkaç yüzbinlik Bursa’da seyirci buluyorlardı.
Gelin görün ki, bugün, nüfusu iki buçuk milyona yaklaşan Bursa’da Biutiful
seyirci bulamıyor. Peki bu durumun anlamı nedir? Buradan ne sonuç
çıkartalım? Hemşerilerimizin ne kadar kültürsüz olduklarından mı yakınalım,
gençlerin popüler kültürün kölesi olduklarından mı şikayet edelim, yoksa
bazılarının dediği gibi Bursa’nın kocaman bir kasaba olduğuna mı inanalım.
Hayır, öyle değil!...Bizim yorumumuz bambaşka: Bursa’nın sorunu,
entelektüellerinin evden çıkma kültürüne sahip olmaması. Daha doğrusu,
kültür düzeyi yüksek, entelektüel dediğimiz kişileri evden çıkaracak
ortamlara Bursa’da sahip olmamamız. Kafeleri, bulvarları, sinemaları, konser
salonları ile “entelektüel” dediğimiz; her kültürde, her toplumda, her
medeniyette var olan; sağcısı, solcusu, milliyetçisi, dindarı, dinsizi, her
fikri kapsayan; ortak noktası yüksek bir kültür düzeyi olan insanları
çekecek mekanlar yok Bursa’da. Nüfusu bizimkinin dörtte biri kadar olan
Eskişehir’de, bizimkinden çok fazla mekan var. İzmir’i, İstanbul’u
saymıyorum. Anadolu’nun bir çok şehrinde, kasabasında, Bursa’dakinden daha
fazla mekan var. Bizimse şıkır şıkır alışveriş merkezlerimiz var.
Haliyle alışveriş merkezlerinin üst katlarına sıkışmış sinemalara Biutiful’u
izleyecek seyirci gitmiyor. O sinemalar da bu filmleri getirmiyor.
Getirseler de, o sinemalara bu filmler yakışmaz zaten!
|
|