
|
|
Bugün sadece 40-50 hane
gayrimüslim Yahudi’nin ikamet ettiği Bursa´da, yakın geçmişte
gayrimüslimlerin oldukça rahat bir ortam içinde yaşadığı, belgelerden
anlaşılıyor. Yakın geçmişe bakıldığında Bursa´da Müslüman,Hristiyan ve
Yahudilerin uyumlu bir beraberlik sürdürdüğü görülmektedir. Yahudiler
kuyumculuk,terzilik ve bankerlik yaparken Rumlar;meyhanecilik, ipekçilik
yapmaktaydı. Müslümanlar ise yöneticilik ve tarım ile uğraşmaktaydı.Bu
unsurlar Bursa´da birbirleriyle çelişmediği gibi tersine birbirini
tamamlayan, birbirlerine ihtiyacı olan bir ilişki içindeydi. Gayrimüslim
mahallelerinde de ortak sandıkları bulunup bu sandığa mal ve para
bırakılırdı.Bursa’da bir Rum papaz, bir Müslüman’dan borç alabiliyor, bir
naib, Hac’a giderken parasını papaza emanet bırakabiliyordu.
Gayrimüslimlerin büyük bölümü sanat sahibi ve
ekonomik açıdan da çok iyi durumdaydı. Mahallelerindeki yöneticileri,
bekçileri ve din adamlarını kendileri seçerdi. Dinsel açıdan da oldukça
rahat durumdaydılar.Örneğin Osmanlılara esir düşen Selanik Başpiskoposu
Gregory Palamas’e esir muamelesi değil din adamı muamelesi yapılmıştır.
Nitekim Başpiskopos, yazmış olduğu mektuplarda,“Türk yönetimi altındaki
Hristiyanları tam bir serbestlik içinde gördüğünü” ifade ediyordu.Bir başka
Hıristiyan araştırmacı Paul Wittek ise “Bursa ve İznik’te Türklerin Yahudi
ve Hıristiyanlara hoşgörü esasına dayalı bir ilişki içinde olduklarını,
Osmanlı’nın farklı din ve kültüre mensup kişiler arasında kaynaşmayı
kolaylaştırıcı siyaset güttüğünü” belirtmiştir. Cumhuriyet öncesinde Bursa
merkezde 10, il
genelinde ise 100´ü aşkın kilise vardı. Merkezde üç de sinagog bulunuyordu.
Bugün ise Bursa’da iki kilise ile iki sinagog ibadete açıktır.Bursa’da 1920
yılına dek Rum ve Ermenilerle Türkler arasında ciddi hiçbir çatışmaya
rastlanmamıştır. Gerek 1894-96 ve gerekse de 1909 Ermeni olayları sırasında
Bursa’da hiçbir olay yaşanmadığı gibi, olayları gözlemeye çıkan Tanin
gazetesi muhabiri Ahmet Şerif şu notu düşmüştür: “Bursa’da, Meşrutiyetten
sonra özellikle Hıristiyan vatandaşlar, kent içinde tam bir güven içinde
geziyorlar. Bursa’da çeşitli dinlere bağlı kimseler birbirleriyle çok güzel
geçiniyorlar. "Bursa’da yaşayan Rum, Ermeni ve Yahudilerin,Bursa kültür ve
sanatına da ciddi katkıda bulundukları görülmektedir. Örneğin, Bursalı ünlü
hekim Aristidi Paşa, tarih yazarı Hasan Sırrı Orikagasızade ve Bursa’nın en
önemli zenginliği olan ipeğin en büyük uzmanı Ermeni asıllı Kevork Torkomyan;
Ermeni asıllı yazar Ohannes Deroyentz, Ermeni asıllı ünlü yorumcu ve besteci
olan Bemim Şen gibi çok sayıda Bursalı gayrimüslim Türk; bilim, sanat ve
kültürüne ciddi katkılarda bulunmuşlardır.Kısaca Bursa’nın fethi esnasında
olsun,Cumhuriyet döneminde olsun Bursa halkı ve idarecileri farklı
kültürlere ve etnik unsurlara hoşgörü ve eşitlik çerçevesinde yaklaşmış olup
gayrimüslimlerin dini törenlerine, ibadetlerine
hiçbir zaman engel olmamışlardır.

Kaynak: Bursa Büyükşehir Bel. web sitesi
|
|